top of page

Kusur Oranına İtiraz

Trafik ve iş kazalarında kusur oranına itirazın şartları, bilirkişi raporlarına itiraz, deliller, yeniden kusur incelemesi, SGK süreçleri ve tazminata etkileri hakkında kapsamlı hukuki rehber.

KUSUR ORANINA İTİRAZ
Trafik ve İş Kazalarında Kusur Oranına İtiraz, Deliller, Hukuki Süreç ve Dava Yolları

Trafik kazası veya iş kazası sonrasında düzenlenen kusur raporlarında taraflara belirli oranlarda kusur yüklenebilir. Ancak her kusur oranı kesin ve değiştirilemez değildir. Kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, sigorta şirketinin değerlendirmesi, iş kazası inceleme raporu veya başka bir kurum tarafından yapılan kusur tespiti hatalıysa, somut olayın özelliklerine göre kusur oranına itiraz edilmesi mümkündür.

Kusur oranı, yalnızca kimin kazada hatalı olduğunu belirlemek açısından değil; maddi ve manevi tazminat miktarı, iş göremezlik tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı, sigorta ödemeleri ve tarafların sorumluluklarının belirlenmesi bakımından da büyük önem taşır.

Örneğin bir trafik kazasında zarar gören kişiye %50 kusur verilmiş, karşı tarafa da %50 kusur yüklenmişse, bu oran tazminat hesabını önemli ölçüde etkileyebilir. Gerçekte zarar gören kişinin kusurunun bulunmadığı veya daha düşük olduğu ortaya konulabilirse, kusur oranının değiştirilmesi tazminat miktarında önemli bir farklılık meydana getirebilir.

Bu nedenle kusur raporunun içeriği dikkatle incelenmeli ve hatalı değerlendirmeler zamanında ileri sürülmelidir.

1. KUSUR ORANI NEDİR?

Kusur oranı, bir kazanın meydana gelmesinde tarafların davranışlarının kazaya etkisinin değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan sorumluluk oranıdır.

Örneğin bir trafik kazasında:

Sürücü A: %75 kusurlu,
Sürücü B: %25 kusurlu

şeklinde bir değerlendirme yapılabilir.

Bu oran, olayın bütün koşulları değerlendirilerek belirlenmelidir.

Kusur değerlendirmesinde:

Trafik kurallarına aykırı davranış,
Hız,
Yol ve hava koşulları,
Takip mesafesi,
Geçiş önceliği,
Şerit ihlali,
Kırmızı ışık ihlali,
Alkollü araç kullanımı,
İş güvenliği kurallarına aykırılık,
İşverenin aldığı güvenlik önlemleri,
Çalışanın talimatlara uyup uymadığı,
Kazanın oluş şekli

gibi unsurlar önem taşıyabilir.

Ancak kaza tespit tutanağında yazan kusur oranı her durumda mahkeme tarafından kesin olarak kabul edilmek zorunda değildir.

2. KUSUR ORANI NEDEN ÖNEMLİDİR?

Kusur oranı, özellikle tazminat hukukunda doğrudan ekonomik sonuç doğurabilir.

Bir kişinin kazada %100 kusurlu olduğu kabul edilirse, karşı taraftan tazminat talep etme imkânı önemli ölçüde etkilenebilir.

Buna karşılık zarar gören kişiye %10 kusur, karşı tarafa %90 kusur verilmesi durumunda hesaplama farklı olacaktır.

Özellikle:

Geçici iş göremezlik tazminatı,
Sürekli iş göremezlik tazminatı,
Destekten yoksun kalma tazminatı,
Araç hasarı,
Araç değer kaybı,
Tedavi giderleri,
Manevi tazminat

gibi taleplerde kusur oranı önemli bir değerlendirme unsurudur.

Bu nedenle kusur oranındaki küçük bir değişiklik dahi yüksek miktarlı tazminat dosyalarında önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.

3. KUSUR ORANINA HANGİ DURUMLARDA İTİRAZ EDİLEBİLİR?

Kusur oranının hatalı olduğu düşünülüyorsa, somut olayın niteliğine göre itiraz edilebilir.

Özellikle aşağıdaki durumlarda kusur raporunun yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir:

1. Olayın oluş şekli yanlış değerlendirilmişse

Kazanın nasıl meydana geldiği raporda yanlış kabul edilmişse kusur oranına itiraz edilebilir.

2. Deliller dikkate alınmamışsa

Kamera görüntüsü, fotoğraf, tanık anlatımı, bilirkişi incelemesi veya başka bir teknik delil değerlendirilmemişse rapora itiraz edilmesi gerekebilir.

3. Trafik kuralı yanlış uygulanmışsa

Kazaya uygulanması gereken trafik kuralının yanlış belirlenmesi kusur oranını doğrudan etkileyebilir.

4. Yol ve çevre koşulları değerlendirilmemişse

Yolun yapısı, görüş mesafesi, hava koşulları, yol çalışması, aydınlatma veya trafik işaretleri gibi unsurlar kazanın oluşunda etkili olabilir.

5. Bilirkişi raporu çelişkiliyse

Raporun kendi içerisinde çelişkiler bulunması hâlinde rapora itiraz edilmesi mümkündür.

6. Kusur oranı teknik olarak gerekçelendirilmemişse

Sadece "%50 kusurludur" şeklinde bir sonuç verilmesi, olayın teknik nedenlerinin açıklanmaması hâlinde raporun denetlenebilirliği tartışma konusu olabilir.

4. TRAFİK KAZALARINDA KUSUR ORANINA İTİRAZ

Trafik kazalarında kusur oranı farklı belge ve raporlarda ortaya çıkabilir.

Örneğin:

Kaza tespit tutanağı,
Polis veya jandarma tutanağı,
Bilirkişi raporu,
Sigorta şirketi değerlendirmesi,
Ekspertiz raporu,
Ceza dosyasındaki kusur raporu,
Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu

birbirinden farklı sonuçlar içerebilir.

Bu durumda hangi belgenin esas alınacağı, belgenin niteliğine ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre değerlendirilir.

Kaza tespit tutanağı kesin delil midir?

Kaza tespit tutanağı önemli bir delildir; ancak her durumda mahkeme açısından kesin ve değiştirilemez bir kusur kararı anlamına gelmez.

Mahkeme, olayın tamamını diğer delillerle birlikte değerlendirebilir.

Örneğin tutanakta bir sürücüye kusur verilmiş olmasına rağmen daha sonra ortaya çıkan kamera görüntüsü kazanın farklı şekilde meydana geldiğini gösteriyorsa, kusur değerlendirmesinin yeniden yapılması gündeme gelebilir.

5. KUSUR ORANINA NASIL İTİRAZ EDİLİR?

İtiraz yöntemi, kusur oranının hangi belge veya makam tarafından belirlendiğine göre değişir.

Sigorta şirketinin kusur değerlendirmesine itiraz

Trafik kazası sonrasında sigorta şirketinin yaptığı değerlendirmede belirlenen kusur oranı hatalıysa, sigorta şirketine karşı görüş ve deliller sunulabilir.

Kusur değerlendirmesine ilişkin belge ve gerekçeler incelenmeli; itirazın dayandığı deliller açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Bilirkişi raporuna itiraz

Bir dava dosyasında bilirkişi tarafından kusur raporu düzenlenmişse, rapora karşı mahkemeye bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulabilir.

İtirazda yalnızca:

"Kusur oranını kabul etmiyorum."

denilmesi yerine, rapordaki teknik ve hukuki hataların tek tek gösterilmesi daha etkili olacaktır.

Örneğin:

Kamera kaydı değerlendirilmemiştir.
Fren mesafesi yanlış hesaplanmıştır.
Yol eğimi dikkate alınmamıştır.
Sanığın veya sürücünün hareketi yanlış kabul edilmiştir.
Trafik işareti değerlendirilmemiştir.
Karşı tarafın ihlali dikkate alınmamıştır.
Olayın oluş şekliyle sonuç arasında teknik bağlantı kurulmamıştır.

gibi somut itirazlar ileri sürülebilir.

6. KUSUR RAPORUNA İTİRAZDA HANGİ DELİLLER KULLANILABİLİR?

Kusur oranının değiştirilmesi isteniyorsa, mümkün olduğunca somut delillere dayanılması gerekir.

Kamera kayıtları

İşyeri, belediye, güvenlik kamerası, araç kamerası veya çevrede bulunan diğer kamera kayıtları kazanın oluş şeklini ortaya koyabilir.

Fotoğraflar

Araçların kaza sonrası konumu, hasar bölgeleri, yol işaretleri ve fren izleri bakımından fotoğraflar önem taşıyabilir.

Tanıklar

Kazayı gören kişilerin anlatımları olayın oluş şeklinin belirlenmesine katkı sağlayabilir.

Kaza tespit tutanağı

Tutanak önemli bir delildir ancak diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Bilirkişi raporları

Teknik inceleme gerektiren durumlarda bilirkişi raporları önem taşır.

Araç hasar kayıtları

Araçların hangi bölgelerinden hasar aldığı, çarpışmanın yönü ve şiddeti bakımından teknik değerlendirmeye yardımcı olabilir.

GPS ve araç kayıtları

Somut olayın niteliğine göre araçların hız ve konum bilgileri de değerlendirilebilir.

HTS veya diğer teknik kayıtlar

Bazı olaylarda telefon kayıtları, kişinin olay sırasında nerede bulunduğunun veya iletişim durumunun belirlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu kayıtların hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve olayla doğrudan bağlantılı olması gerekir.

7. BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ

Bilirkişi raporuna itiraz, kusur oranı bakımından en önemli hukuki aşamalardan biri olabilir.

Bir bilirkişi raporunda:

Olayın oluş şekli,
Tarafların davranışları,
İhlal edilen kurallar,
Kazaya etki eden nedenler,
Kusur oranları

açıklanmalıdır.

Raporda sadece sonuç verilmiş ve sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmamışsa raporun yeterliliği tartışılabilir.

İtirazda şu sorular sorulmalıdır:

1. Bilirkişi hangi delilleri incelemiştir?

2. Kamera kayıtları değerlendirilmiş midir?

3. Kaza tespit tutanağı ile rapor arasında çelişki var mıdır?

4. Tanık anlatımları dikkate alınmış mıdır?

5. Trafik kuralları doğru uygulanmış mıdır?

6. Kazanın teknik oluş şekli açıklanmış mıdır?

7. Kusur oranı gerekçelendirilmiş midir?

8. Tarafların hangi davranışlarının kazaya neden olduğu açıklanmış mıdır?

Bu soruların cevabı raporun denetlenebilirliği açısından önemlidir.

8. YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU İSTENEBİLİR Mİ?

Dosyanın özelliklerine göre, mevcut raporun yetersiz veya çelişkili olduğu ileri sürülerek ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edilebilir.

Örneğin ilk raporda %75 kusur verilen kişinin, kamera kayıtlarının değerlendirilmemesi nedeniyle kusur oranının hatalı olduğunu düşünmesi hâlinde, ilgili kayıtların incelenmesi ve yeniden kusur değerlendirmesi yapılması talep edilebilir.

Özellikle teknik konuda uzmanlık gerektiren trafik kazalarında, raporun olayın teknik özelliklerini açıklaması önemlidir.

9. CEZA DAVASINDAKİ KUSUR ORANI

Trafik kazası aynı zamanda suç oluşturuyorsa, olay ceza soruşturması veya kovuşturmasına konu olabilir.

Örneğin:

Taksirle yaralama,
Taksirle öldürme

gibi suçlar bakımından ceza soruşturması yürütülebilir.

Ceza dosyasında alınan kusur raporu hukuk davası açısından önemli bir delil olabilir.

Ancak ceza dosyasındaki her değerlendirme, hukuk mahkemesindeki tazminat hesabının otomatik olarak kesin sonucu anlamına gelmez.

Hukuk mahkemesi, önündeki delilleri ve hukuki sorumluluk koşullarını ayrıca değerlendirebilir.

Bu nedenle ceza dosyasındaki kusur raporunun da gerektiğinde incelenmesi ve hatalı olduğu düşünülen yönlerin ortaya konulması önemlidir.

10. İŞ KAZALARINDA KUSUR ORANINA İTİRAZ

İş kazalarında kusur değerlendirmesi trafik kazalarından farklı özellikler taşıyabilir.

İş kazasında:

İşverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini alıp almadığı,
Çalışana eğitim verilip verilmediği,
Risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı,
Kişisel koruyucu donanım sağlanıp sağlanmadığı,
Çalışanın denetlenip denetlenmediği,
İşyerindeki çalışma düzeni,
İş güvenliği talimatları,
İşverenin gözetim borcu,
Çalışanın talimatlara uygun davranıp davranmadığı

gibi unsurlar birlikte incelenebilir.

5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bakımından, Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığı tespit edilen sigortalıya şartları oluştuğunda gelir bağlanmaktadır. SGK ayrıca iş kazası dosyalarında olayın oluşumuna ilişkin tahkikat raporu ve tutanaklar gibi belgeleri incelemektedir.

11. SGK KUSUR TESPİTİNE İTİRAZ

İş kazalarında SGK tarafından yapılan değerlendirmeler bakımından itiraz mekanizmaları olayın niteliğine göre farklılık gösterebilir.

SGK'nın resmi açıklamasına göre iş kazası tespit oranlarına yapılan itirazlar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Sigortalı, dosyasının bir kez de Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesini bağlı bulunduğu SGK il veya merkez müdürlüğüne vereceği dilekçeyle talep edebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kusur oranı ile sürekli iş göremezlik oranının aynı şey olmadığıdır.

Kusur oranı → kazanın meydana gelmesindeki sorumluluk payını,
Sürekli iş göremezlik oranı → bedensel zarar nedeniyle çalışma gücündeki kaybı

ifade eder.

Dolayısıyla sağlık kurulunun belirlediği iş göremezlik oranına itiraz ile kusur raporuna itiraz farklı süreçlerdir.

12. İŞVERENİN KUSURUNA İTİRAZ

İş kazalarında işverenin kusurunun doğru belirlenmesi tazminat bakımından büyük önem taşır.

Örneğin işveren:

İş güvenliği eğitimi vermemişse,
Gerekli koruyucu ekipmanı sağlamamışsa,
Makine veya ekipmanın bakımını yaptırmamışsa,
Güvenli çalışma ortamı oluşturmamışsa,
Riskleri tespit etmemişse,
Çalışanı yeterince denetlememişse,

bunların kazanın meydana gelmesiyle bağlantısı bulunması hâlinde kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Ancak her iş kazasında otomatik olarak işverenin %100 kusurlu olduğu söylenemez.

Aynı şekilde çalışanın işyerindeki pozisyonu ve davranışları da somut olayın şartlarına göre değerlendirilmelidir.

SGK'nın güncel açıklamalarında da iş kazaları bakımından işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde kusur değerlendirmesinin önemine ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

13. KUSUR ORANINA İTİRAZ DİLEKÇESİNDE NELER YER ALMALI?

Kusur raporuna karşı hazırlanacak dilekçenin somut ve teknik olması önemlidir.

Dilekçede genel olarak:

1. Dosya bilgileri

Mahkeme, dosya numarası ve taraf bilgileri belirtilir.

2. İtiraz edilen rapor

Hangi tarihli bilirkişi raporuna itiraz edildiği açıkça yazılır.

3. Hatalı değerlendirmeler

Raporun hangi bölümlerinin hatalı olduğu açıklanır.

4. Deliller

Kamera görüntüleri, fotoğraflar, tanıklar, tutanaklar ve diğer deliller belirtilir.

5. Teknik açıklamalar

Kazanın neden farklı şekilde gerçekleşmiş olması gerektiği açıklanır.

6. Yeni bilirkişi incelemesi talebi

Gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden veya uzmanlardan rapor alınması istenir.

7. Sonuç ve talep

Kusur oranının yeniden değerlendirilmesi ve hukuka uygun bir rapor alınması talep edilir.

14. KUSUR ORANINA İTİRAZDA SIK YAPILAN HATALAR
Sadece "raporu kabul etmiyorum" demek

Bu tür genel bir itiraz çoğu zaman yeterli açıklamayı sağlamaz.

Raporun hangi bölümünün neden hatalı olduğu belirtilmelidir.

Delil sunmamak

Kamera görüntüsü veya fotoğraf gibi güçlü deliller mevcutsa bunların dosyaya sunulması önemlidir.

Teknik değerlendirme yapmamak

Kusur raporu teknik bir değerlendirme içeriyorsa itirazın da rapordaki teknik hataları göstermesi gerekir.

Kaza tespit tutanağını kesin kabul etmek

Kaza tespit tutanağı önemli olmakla birlikte somut olayın bütün delilleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı ve süreleri gözden kaçırmak

Kusur oranına ilişkin hukuki başvurularda hangi aşamada bulunulduğu ve hangi sürenin uygulanacağı önemlidir.

Ceza ve hukuk dosyalarını birbirinden tamamen bağımsız düşünmek

Aynı kaza hem ceza hem hukuk yargılamasına konu olmuşsa, dosyalar arasındaki rapor ve delillerin birlikte değerlendirilmesi yararlı olabilir.

15. KUSUR ORANI DEĞİŞİRSE TAZMİNAT DEĞİŞİR Mİ?

Evet, somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Örneğin bir kişinin maddi zararı 1.000.000 TL olarak hesaplanmış olsun.

Kişiye %50 kusur verilmesi ile %10 kusur verilmesi aynı sonucu doğurmayacaktır.

Ancak bu yalnızca örnek bir anlatımdır. Gerçek tazminat hesabında:

zarar miktarı,
kusur,
sigorta kapsamı,
gelir,
iş göremezlik oranı,
destek süresi,
diğer sorumluluk unsurları

birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle kusur oranı değiştiğinde tazminatın da aynı oranda değişeceği her dosya için otomatik olarak söylenemez.

16. KUSUR ORANI İLE İŞ GÖREMEZLİK ORANI FARKLI MIDIR?

Evet.

Bu iki kavram sıklıkla karıştırılmaktadır.

Kusur oranı

Kazanın meydana gelmesinde kişinin davranışının etkisini gösterir.

Örneğin:

%25 kusur

kişinin kazanın meydana gelmesinde belirli bir sorumluluk payı bulunduğu anlamına gelir.

İş göremezlik oranı

Kaza nedeniyle kişinin çalışma gücünde meydana gelen kaybı ifade eder.

Örneğin:

%20 sürekli iş göremezlik

kişinin bedensel zararı nedeniyle belirli oranda çalışma gücü kaybı bulunduğunu ifade eder.

Dolayısıyla bir kişi:

%0 kusurlu + %30 sürekli iş göremez

olabilir.

Aynı şekilde:

%30 kusurlu + %10 sürekli iş göremez

durumu da mümkün olabilir.

Bu iki oran birbirinden bağımsız hukuki değerlendirmelerdir.

17. KUSUR RAPORU İLE MALULİYET RAPORU AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Tazminat dosyalarında birden fazla uzmanlık alanına ilişkin rapor bulunabilir.

Kusur raporu

Kazanın meydana gelmesindeki tarafların sorumluluğunu inceler.

Maluliyet / iş göremezlik raporu

Kişinin bedensel zararının oranını ve çalışma gücü üzerindeki etkisini inceler.

Aktüerya raporu

Belirlenen zarar, gelir, kusur ve iş göremezlik verilerinden hareketle tazminat miktarını hesaplar.

Bu üç raporun görevleri farklıdır.

Bu nedenle kusur oranının değiştirilmesi gerektiği düşünülüyorsa yalnızca aktüerya hesabına itiraz etmek yeterli olmayabilir; öncelikle kusur tespitinin doğru olup olmadığı incelenmelidir.

18. SIK SORULAN SORULAR
Kusur oranına itiraz edilebilir mi?

Evet. Kusur oranının hatalı olduğu düşünülüyorsa olayın bulunduğu hukuki aşamaya göre itiraz ve yeniden değerlendirme yolları gündeme gelebilir.

Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin midir?

Her durumda kesin ve değiştirilemez değildir. Diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bilirkişi kusur raporuna itiraz edilebilir mi?

Evet. Raporun hatalı, eksik, çelişkili veya yetersiz olduğu düşünülüyorsa itiraz edilebilir.

Kusur oranı tazminatı etkiler mi?

Evet. Kusur, tazminat hesabında önemli unsurlardan biridir.

Kamera kaydı kusur oranını değiştirebilir mi?

Kazanın oluş şeklini açıkça ortaya koyması hâlinde kamera kaydı kusur değerlendirmesinde önemli bir delil olabilir.

İş kazasında kusur oranına itiraz edilebilir mi?

Evet. İş kazasının niteliğine ve kusur tespitinin hangi kurum veya makam tarafından yapıldığına göre ilgili idari veya yargısal yollar değerlendirilebilir.

Kusur oranı ile iş göremezlik oranı aynı mıdır?

Hayır. Kusur oranı kazadaki sorumluluğu, iş göremezlik oranı ise bedensel zarar nedeniyle çalışma gücü kaybını ifade eder.

Sigorta şirketinin belirlediği kusur oranı kesin midir?

Sigorta şirketinin değerlendirmesi uyuşmazlığın tüm hukuki aşamalarını bağlayan kesin bir mahkeme kararı niteliğinde değildir. Somut olayda ilgili hukuki başvuru ve uyuşmazlık çözüm yolları değerlendirilmelidir.

Kusur oranına itiraz için avukat gerekli midir?

Her durumda avukat tutulması kanunen zorunlu değildir. Ancak özellikle yüksek miktarlı tazminat dosyalarında kusur, maluliyet, sigorta ve aktüerya hesaplarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden hukuki destek önemli olabilir.

SONUÇ

Kusur oranı, trafik ve iş kazalarından doğan tazminat uyuşmazlıklarında en önemli konulardan biridir. Kusurun yanlış belirlenmesi, zarar gören kişinin hak ettiği tazminatın önemli ölçüde azalmasına neden olabilir.

Bu nedenle kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağı, kusur raporu, bilirkişi raporu, sigorta değerlendirmesi veya iş kazası inceleme raporu dikkatle incelenmelidir.

Özellikle raporun kazanın oluş şeklini doğru ortaya koyup koymadığı, mevcut delilleri değerlendirip değerlendirmediği, trafik veya iş güvenliği kurallarını doğru uygulayıp uygulamadığı ve kusur oranının teknik olarak gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği araştırılmalıdır.

İş kazalarında ayrıca SGK tarafından yapılan değerlendirmeler ile mahkeme veya bilirkişi tarafından yapılan kusur değerlendirmelerinin birbirinden ayrılması gerekir. SGK'nın resmi açıklamasına göre iş kazası tespit oranlarına yönelik itirazlarda Yüksek Sağlık Kurulu incelemesi gündeme gelebilmektedir.

Trafik kazalarında ise kusur değerlendirmesi; kaza tespit tutanağı, kamera görüntüleri, araçların hasar durumu, yol ve trafik koşulları, tanık anlatımları, bilirkişi raporları ve gerektiğinde ceza dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Kusur oranına itiraz yalnızca bir yüzdeye itiraz etmek değildir. Asıl amaç, kazanın gerçek oluş şeklinin bütün delilleriyle ortaya konulmasını ve sorumluluğun somut olayın gerçeklerine uygun şekilde belirlenmesini sağlamaktır.

Kusur oranının değiştirilmesi, özellikle yüksek miktarlı iş göremezlik, destekten yoksun kalma, araç değer kaybı ve diğer maddi tazminat dosyalarında önemli sonuçlar doğurabilir.

Ayturan Hukuk ve Danışmanlık, trafik kazaları ve iş kazalarında kusur raporlarının incelenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz, delillerin değerlendirilmesi, sigorta uyuşmazlıkları ve tazminat süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

bottom of page