4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)
Başlangıç İlkeleri ve Kişiler Hukuku
-
Türk Medeni Kanunu, toplumsal yaşamda bireylerin birbiriyle olan tüm özel ilişkilerini adalet ve eşitlik ilkelerine göre düzenler.
-
Kanunun en temel ilkesi olan "dürüstlük kuralı", herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstçe davranmasını emreder.
-
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni hiçbir şekilde korumaz ve haklı bulmaz.
-
Medeni Kanun uyarınca, hak ehliyeti tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlar.
-
Fiil ehliyeti ise bir kişinin kendi eylemleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme iktidarı olup; ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişilere tanınır.
-
Türk hukukunda erginlik (reşitlik) kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla başlar; ancak evlenme veya mahkeme kararı ile de kişi kazai rüşt (ergin kılınma) elde edebilir.
-
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süre haber alınamayan kişiler hakkında mahkemeden "gaiplik" kararı istenebilir.
Aile Hukuku
-
Aile Hukuku kitabı; nişanlanma, evlenme, boşanma, velayet, nafaka ve soybağı gibi konuları kapsamlı şekilde düzenler.
-
Nişanlanma, yasal olarak evlenme vaadiyle yapılan bir hukuki işlem olup, haklı bir sebep olmaksızın bozulması tazminat sorumluluğu doğurur.
-
Resmi evlilik akdi ancak yetkili evlendirme memuru önünde tarafların iradelerini açıklamasıyla kurulur; dini nikahın resmiyette hukuki bir geçerliliği yoktur.
-
Kanun, eşler arasında yasal olarak "edinilmiş mallara katılma rejimini" kabul etmiştir; ancak taraflar sözleşmeyle mal ayrılığı gibi diğer rejimleri de seçebilirler.
-
Boşanma davaları ancak kanunda sınırlı olarak sayılan zina, hayata kast, terk veya şiddetli geçimsizlik gibi belirli sebeplere dayandırılarak açılabilir.
-
En az bir yıl süren evliliklerde, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle "anlaşmalı boşanma" gerçekleşebilir.
-
Soybağı, çocuk ile anne arasında doğumla, baba arasında ise evlilik, tanıma veya mahkemenin babalık hükmüyle kurulur.
-
Evlat edinme, çocuk ile evlat edinen arasında yapay bir soybağı kurarak evlatlığa öz çocukla aynı miras ve hukuk haklarını tanır.
Miras Hukuku
-
Miras Hukuku, bir kişinin vefatı halinde geride bıraktığı mal varlığının, haklarının ve borçlarının (terekenin) kimlere geçeceğini düzenler.
-
Türk miras hukukunda "zümre sistemi" geçerlidir; ölen kişinin mirası sırasıyla çocuklarına, anne-babasına veya büyükanne-büyükbabasına kalır.
-
Sağ kalan eş, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişen oranlarda (örneğin çocuklarla birlikteyse 1/4 oranında) yasal miras payına sahip olur.
-
Kanun, ölen kişinin altsoyu, anne-babası ve eşi için "saklı pay" (mahfuz hisse) hakkı tanımış olup, mirasbırakan bu paylar üzerinde tasarrufta bulunamaz.
-
Mirasbırakan, saklı payları ihlal etmemek kaydıyla, sağlığında vasiyetname hazırlayarak veya miras sözleşmesi yaparak malını dilediği gibi yönlendirebilir.
-
Mirasçılar, ölen kişinin borçlarından da şahsen sorumlu oldukları için, terekenin borca batık olması durumunda 3 ay içinde "mirasın reddi" (redd-i miras) hakkına sahiptirler.
Eşya Hukuku
-
Eşya Hukuku, kişilerin taşınır veya taşınmaz mallar üzerindeki doğrudan doğruya egemenlik haklarını ve bu hakların sınırlarını belirler.
-
"Zilyetlik", bir şey üzerinde fiili hakimiyete sahip olma durumudur ve kanun zilyetliği haksız müdahalelere karşı korur.
-
Taşınmaz mallara (ev, arsa vb.) ait hakların kurulması, değiştirilmesi veya devredilmesi için devlet tarafından tutulan "tapu sicili" kayıtları esastır.
-
Tapu sicilindeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımı kanun tarafından korunur.
-
Mülkiyet hakkı, sahibine o malı kanunlar çerçevesinde dilediği gibi kullanma, ondan yararlanma ve onun üzerinde tasarruf etme yetkisi verir.
-
"Paylı mülkiyet", birden çok kişinin bir malın tamamı üzerinde belirli hisselerle, fiilen bölünmemiş şekilde malik olması durumudur.
-
"Elbirliği mülkiyeti" ise aralarında miras gibi kanuni bir bağ olan kişilerin, mal üzerinde payları ayrılmaksızın hep birlikte malik olmalarını ifade eder.
-
Taşınmaz mülkiyeti, resmi şekilde yapılan bir satış sözleşmesinin ardından tapu siciline tescil edilmesiyle alıcıya geçer.
-
Kanun, bir borcun güvence altına alınması amacıyla taşınmazlar üzerinde ipotek, taşınırlar üzerinde ise rehin hakkı tesis edilmesine imkan tanır.
