top of page

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)

Başlangıç İlkeleri ve Kişiler Hukuku

  1. Türk Medeni Kanunu, toplumsal yaşamda bireylerin birbiriyle olan tüm özel ilişkilerini adalet ve eşitlik ilkelerine göre düzenler.

  2. Kanunun en temel ilkesi olan "dürüstlük kuralı", herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstçe davranmasını emreder.

  3. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni hiçbir şekilde korumaz ve haklı bulmaz.

  4. Medeni Kanun uyarınca, hak ehliyeti tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlar.

  5. Fiil ehliyeti ise bir kişinin kendi eylemleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme iktidarı olup; ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişilere tanınır.

  6. Türk hukukunda erginlik (reşitlik) kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla başlar; ancak evlenme veya mahkeme kararı ile de kişi kazai rüşt (ergin kılınma) elde edebilir.

  7. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süre haber alınamayan kişiler hakkında mahkemeden "gaiplik" kararı istenebilir.

Aile Hukuku

  1. Aile Hukuku kitabı; nişanlanma, evlenme, boşanma, velayet, nafaka ve soybağı gibi konuları kapsamlı şekilde düzenler.

  2. Nişanlanma, yasal olarak evlenme vaadiyle yapılan bir hukuki işlem olup, haklı bir sebep olmaksızın bozulması tazminat sorumluluğu doğurur.

  3. Resmi evlilik akdi ancak yetkili evlendirme memuru önünde tarafların iradelerini açıklamasıyla kurulur; dini nikahın resmiyette hukuki bir geçerliliği yoktur.

  4. Kanun, eşler arasında yasal olarak "edinilmiş mallara katılma rejimini" kabul etmiştir; ancak taraflar sözleşmeyle mal ayrılığı gibi diğer rejimleri de seçebilirler.

  5. Boşanma davaları ancak kanunda sınırlı olarak sayılan zina, hayata kast, terk veya şiddetli geçimsizlik gibi belirli sebeplere dayandırılarak açılabilir.

  6. En az bir yıl süren evliliklerde, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle "anlaşmalı boşanma" gerçekleşebilir.

  7. Soybağı, çocuk ile anne arasında doğumla, baba arasında ise evlilik, tanıma veya mahkemenin babalık hükmüyle kurulur.

  8. Evlat edinme, çocuk ile evlat edinen arasında yapay bir soybağı kurarak evlatlığa öz çocukla aynı miras ve hukuk haklarını tanır.

Miras Hukuku

  1. Miras Hukuku, bir kişinin vefatı halinde geride bıraktığı mal varlığının, haklarının ve borçlarının (terekenin) kimlere geçeceğini düzenler.

  2. Türk miras hukukunda "zümre sistemi" geçerlidir; ölen kişinin mirası sırasıyla çocuklarına, anne-babasına veya büyükanne-büyükbabasına kalır.

  3. Sağ kalan eş, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişen oranlarda (örneğin çocuklarla birlikteyse 1/4 oranında) yasal miras payına sahip olur.

  4. Kanun, ölen kişinin altsoyu, anne-babası ve eşi için "saklı pay" (mahfuz hisse) hakkı tanımış olup, mirasbırakan bu paylar üzerinde tasarrufta bulunamaz.

  5. Mirasbırakan, saklı payları ihlal etmemek kaydıyla, sağlığında vasiyetname hazırlayarak veya miras sözleşmesi yaparak malını dilediği gibi yönlendirebilir.

  6. Mirasçılar, ölen kişinin borçlarından da şahsen sorumlu oldukları için, terekenin borca batık olması durumunda 3 ay içinde "mirasın reddi" (redd-i miras) hakkına sahiptirler.

Eşya Hukuku

  1. Eşya Hukuku, kişilerin taşınır veya taşınmaz mallar üzerindeki doğrudan doğruya egemenlik haklarını ve bu hakların sınırlarını belirler.

  2. "Zilyetlik", bir şey üzerinde fiili hakimiyete sahip olma durumudur ve kanun zilyetliği haksız müdahalelere karşı korur.

  3. Taşınmaz mallara (ev, arsa vb.) ait hakların kurulması, değiştirilmesi veya devredilmesi için devlet tarafından tutulan "tapu sicili" kayıtları esastır.

  4. Tapu sicilindeki kayıtlara iyiniyetle güvenerek hak kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımı kanun tarafından korunur.

  5. Mülkiyet hakkı, sahibine o malı kanunlar çerçevesinde dilediği gibi kullanma, ondan yararlanma ve onun üzerinde tasarruf etme yetkisi verir.

  6. "Paylı mülkiyet", birden çok kişinin bir malın tamamı üzerinde belirli hisselerle, fiilen bölünmemiş şekilde malik olması durumudur.

  7. "Elbirliği mülkiyeti" ise aralarında miras gibi kanuni bir bağ olan kişilerin, mal üzerinde payları ayrılmaksızın hep birlikte malik olmalarını ifade eder.

  8. Taşınmaz mülkiyeti, resmi şekilde yapılan bir satış sözleşmesinin ardından tapu siciline tescil edilmesiyle alıcıya geçer.

  9. Kanun, bir borcun güvence altına alınması amacıyla taşınmazlar üzerinde ipotek, taşınırlar üzerinde ise rehin hakkı tesis edilmesine imkan tanır.

bottom of page