Mesaj yazın

İdare ve Gayrimenkul Hukuku • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Danıştay 6. Dairesi

İmar Planında Kamu Hizmetine Ayrılan Taşınmazlarda Hukuki El Atma ve Tam Yargı Davası — Danıştay İDDK & 6. Daire İlkeleri

İmar planında yeşil alan, okul, yol gibi kamu hizmetine ayrılıp uzun yıllar kamulaştırılmayan taşınmazlarda hukuki el atma ve tam yargı davası ilkeleri.

Yüksek Mahkeme / KurulDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Danıştay 6. Dairesi
Tarih, Esas ve Karar No3194 s. İmar Kanunu m. 10 ve 2942 s. Kamulaştırma Kanunu Uygulaması
Hukuk Dalıİdare ve Gayrimenkul Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ve m. 46 • 3194 s. İmar Kanunu m. 10 • 2942 s. Kamulaştırma Kanunu Ek m. 1 • 2577 s. İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 ve m. 12

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

Uygulama imar planlarında kamu hizmet tesislerine (okul alanı, yeşil alan, park, yol, sağlık tesisi vb.) ayrıldığı halde, ilgili idarelerce 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesinde öngörülen 5 yıllık program süresi içinde kamulaştırılmayan ve imar kısıtlılığı nedeniyle malikin tasarruf yetkisinin belirsiz süreyle engellendiği ("hukuki el atma") taşınmazlarda, malikin açacağı iptal ve tam yargı (tazminat) davalarında uygulanan yargısal ilkelerdir.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar ve program içinde bulunan kamu hizmet tesislerine tahsisli alanları ilgili kamu kuruluşları bu süre içinde kamulaştırırlar. Taşınmazın imar planında kamu hizmet alanına ayrılmasına rağmen 5 yıllık yasal süre geçtikten sonra dahi kamulaştırılmaması ve imar planı değişikliği de yapılmaması, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir "hukuki el atma" oluşturur.

Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca, taşınmaza fiilen el atılmaksızın yalnızca imar planıyla getirilen kısıtlamalardan (hukuki el atmadan) kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yeri idari yargı (idare mahkemeleri) olarak belirlenmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Danıştay 6. Dairesi içtihatlarına göre, 5 yıllık sürenin dolmasından sonra malik idareye başvurarak imar planı değişikliği yapılmasını veya taşınmazın kamulaştırılmasını talep edebilir.

İdarenin bu başvuruyu reddetmesi veya zımnen reddetmesi üzerine malik; ya imar planının kendi taşınmazına ilişkin kısmının iptali için iptal davası açabilir ya da mülkiyet hakkının belirsiz süreyle kısıtlanmasından doğan zararın giderilmesi amacıyla tam yargı (tazminat) davası yoluna gidebilir. Böylece kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasındaki adil denge korunmaktadır.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Hukuki el atmadan söz edilebilmesi için, uygulama imar planının kesinleşmesinden itibaren 3194 sayılı İmar Kanunu m. 10'da öngörülen 5 yıllık yasal sürenin geçmiş olmasına rağmen taşınmazın kamulaştırılmamış veya takas/trampa edilmemiş olması gerekir.
  • Taşınmaza idarece fiilen müdahale (yol açma, park yapma, boru hattı geçirme vb. fiili el atma) varsa görevli yargı yeri adli yargı (asliye hukuk mahkemesi); fiili müdahale olmaksızın sadece imar planı üzerindeki kısıtlılık (hukuki el atma) söz konusu ise görevli yargı yeri idari yargıdır (idare mahkemesi).
  • İmar kısıtlılığının kaldırılması için öncelikle ilgili belediyeye ve yatırımcı kamu idaresine (ör. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Karayolları vb.) yazılı başvuru yapılması ve başvurunun reddi/zımni reddi üzerine İYUK süreleri içinde dava açılması usul açısından önemlidir.
  • İptal davalarında Danıştay 6. Dairesi, 5 yıllık süre dolmasına rağmen kamulaştırma yapılmayan taşınmazlarda imar planı değişikliği talebinin reddini mülkiyet hakkına ve şehircilik ilkelerine aykırı bularak işlemin iptaline hükmetmektedir.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın