Kanunun Amacı ve Hukuk Sistemindeki Yeri
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 27 Kasım 2007 tarihinde kabul edilmiş ve 12 Aralık 2007 tarihli, 26728 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 tarihli 2675 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 5718 sayılı Kanun, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk işlem ve ilişkilerinde uygulanacak hukuku, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ve yabancı kararların tanınması ve tenfizini düzenlemektedir.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ve Türkiye ile hukuki, ailevi veya ticari bağlantısı bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin taraf olduğu uyuşmazlıklarda öncelikle hangi devletin mahkemesinin yetkili olduğu ve esasa hangi devletin maddi hukukunun uygulanacağı sorunu MÖHUK hükümlerine göre çözülür. Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri ise her zaman saklıdır (MÖHUK m. 1/2).
Kanunun İkinci Kısmı (m. 40-63), milletlerarası usul hukukuna ayrılmıştır. Bu kapsamda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancıların Türkiye’de dava açarken yatırmakla yükümlü oldukları teminat (cautio judicatum solvi - m. 48) ve yabancı mahkemelerden verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan hukuk davalarına ilişkin ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi (tenfiz) veya kesin hüküm/kesin delil olarak kabul edilmesi (tanıma) şartları (m. 50-59) ayrıntılı biçimde hükme bağlanmıştır.
Görevli Mahkeme ve Temel Usul Kuralları
Kanunun Sistematiği ve Bölüm Yapısı
Birinci Kısım (Birinci Bölüm): Milletlerarası Özel Hukuk — Genel Hükümler
Kanunun kapsamı, yabancı hukukun uygulanması (m. 2), değişken ihtilaflar, atıf, kamu düzeni müdahalesi (m. 5), Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları, hukuki işlemlerin şekli ve zamanaşımını düzenler.
Birinci Kısım (İkinci Bölüm): Kanunlar İhtilafı Kuralları
Ehliyet, nişanlanma, evlenme, boşanma ve ayrılık (m. 14), evlilik malları, soybağı, velayet, nafaka, miras (m. 20), ayni haklar (m. 21), sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde hukuk seçimi (m. 24), iş sözleşmeleri (m. 27) ve haksız fiillere (m. 34) uygulanacak hukuku belirler.
İkinci Kısım (Birinci Bölüm): Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla belirlenmesi (m. 40), Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarda özel yetki (m. 41), miras, iş ve tüketici sözleşmelerinde yetki ile yetki anlaşmalarını (m. 47) ve teminatı (m. 48) kapsar.
İkinci Kısım (İkinci Bölüm): Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi
Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi şartları (m. 50-54), tebliğ ve itiraz usulü, yabancı kararların tanınması (m. 58-59) ile yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi (m. 60-63) hükümlerini içerir.
Uygulamada Sık Başvurulan Kritik Maddeler
Yabancı Hukukun Uygulanması ve Kamu Düzeni
Hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku resen uygular (m. 2). Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır (m. 5).
Boşanma ve Ayrılıkta Uygulanacak Hukuk
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Taraflar ayrı vatandaşlıkta iseler müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
Mirasta Uygulanacak Hukuk
Miras ölenin millî hukukuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.
Sözleşmeden Doğan Borç İlişkilerinde Uygulanacak Hukuk
Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk (tipik edim borçlusunun mutad meskeni veya işyeri hukuku) uygulanır.
Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi ve Kişi Hâlleri
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları tayin eder (m. 40). Türk vatandaşlarının kişi hâllerine (boşanma, soybağı vb.) ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür (m. 41).
Yabancılık Teminatı (Cautio Judicatum Solvi)
Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı karşılıklılık esasına (Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi vb.) göre teminattan muaf tutar.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi ve Şartları
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Tenfiz için karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeme, kamu düzenine açıkça aykırı olmama ve savunma hakkına riayet edilmiş olması şartları aranır.
Yabancı Mahkeme İlamlarının Tanınması
Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespit edilmesine bağlıdır. Tanımada karşılıklılık (m. 54/1-a) şartı aranmaz.
Sık Sorulan Sorular (MÖHUK)
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ile tenfizi arasındaki fark nedir?
Tanıma (MÖHUK m. 58), icrai nitelik taşımayan (örneğin sadece boşanma veya soybağının tespiti içeren) yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil kuvveti kazanmasını sağlar ve tanımada karşılıklılık şartı aranmaz. Tenfiz (MÖHUK m. 50-54) ise nafaka, velayet, tazminat veya alacak gibi cebri icra gerektiren hükümlerin Türkiye’deki icra daireleri eliyle infaz edilebilmesini sağlar ve karşılıklılık şartına tabidir.
Yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de geçerli olması için ne yapılmalıdır?
Yabancı ülke mahkemesince verilen ve kesinleşen boşanma kararı kendiliğinden Türkiye’de sonuç doğurmaz. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A uyarınca her iki eş (veya vekilleri) birlikte başvurursa karar doğrudan nüfus müdürlüğünce tescil edilebilir. Ancak eşlerden biri başvuruya katılmazsa, yabancı karar Türk mahkemesince reddedilmişse veya kararda Türkiye’de icrası gereken nafaka, velayet ya da tazminat hükümleri varsa Aile Mahkemesinde tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.
Yurt dışında vefat eden yabancı veya Türk vatandaşının Türkiye’deki taşınmaz mallarına hangi ülke miras hukuku uygulanır?
MÖHUK m. 20/1 uyarınca miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir; ancak aynı fıkranın ikinci cümlesi uyarınca "Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır". Ayrıca MÖHUK m. 43 uyarınca Türkiye’deki taşınmaz mallar (bulundukları yer mahkemesi) bakımından Türk mahkemelerinin yetkisi münhasır niteliktedir.
Tanıma ve tenfiz davasında Türk mahkemesi yabancı mahkeme kararının esasını yeniden inceler mi?
Hayır. Milletlerarası usul hukukunda geçerli olan "esasa girme yasağı (révision au fond yasağı)" gereğince Türk hâkimi, yabancı mahkemenin delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediğini veya maddi hukuku doğru uygulayıp uygulamadığını denetleyemez; yalnızca MÖHUK m. 50 ve 54’te sayılan şekli ve usuli şartların (kesinleşme, savunma hakkına uyulması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmama vb.) varlığını inceler.
MÖHUK İle İlgili Bağlantılı Hukuk Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Emsal İçtihatlar (İBK)
Bu sayfada yer alan kanun özetleri ve madde açıklamaları genel bilgilendirme amacıyla derlenmiştir. Güncel kanun değişiklikleri için Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr) esas alınmalıdır.