Kanunun Amacı ve Hukuk Sistemindeki Yeri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), 11 Ocak 2011 tarihinde kabul edilmiş, 4 Şubat 2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 6098 sayılı Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Beşinci Kitabı olup onun tamamlayıcısı niteliğindedir (TBK m. 646).
Kanun, kişiler arasındaki borç ilişkilerinin doğumunu, hükümlerini ve sona ermesini düzenler. Sözleşme özgürlüğü ilkesi, kusur sorumluluğu ve hakkaniyet esasları üzerine kurulu olan TBK; tüketici ve kiracı gibi sözleşmenin zayıf tarafının korunması, genel işlem koşullarının denetimi ve aşırı yararlanma (gabin) ile aşırı ifa güçlüğü (emprevizyon) gibi kurumlarla modern borçlar hukuku ilkelerini hayata geçirmiştir.
İki ana kısımdan oluşan kanunun Birinci Kısmı (m. 1-206) borç ilişkisinin kaynaklarını (sözleşmeden, haksız fiilden ve sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkileri), borçların ifasını, temerrüdü ve zamanaşımını kapsayan Genel Hükümleri; İkinci Kısmı (m. 207-649) ise satış, kira, konut ve çatılı işyeri kiraları, hizmet, eser (inşaat), vekâlet ve kefalet gibi Özel Borç İlişkilerini düzenlemektedir.
Görevli Mahkeme ve Temel Usul Kuralları
Kanunun Sistematiği ve Bölüm Yapısı
Birinci Kısım (Genel Hükümler): Borç İlişkisinin Kaynakları
Sözleşmenin kurulması, şekli, genel işlem koşulları (m. 20-25), kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, irade bozuklukları ve temsil (m. 1-48); haksız fiillerden doğan borç ilişkileri ve kusursuz sorumluluk hâlleri (m. 49-76) ile sebepsiz zenginleşmeyi (m. 77-82) düzenler.
Birinci Kısım (Genel Hükümler): Borçların Hükümleri, Sona Ermesi ve Zamanaşımı
Borçların ifası, ifa yeri ve zamanı, alacaklı ve borçlu temerrüdü, borçların sona erme sebepleri, aşırı ifa güçlüğü (m. 138), zamanaşımı süreleri, müteselsil borçluluk, ceza koşulu ve alacağın devrini içerir.
İkinci Kısım (Özel Borç İlişkileri): Satış, Bağışlama ve Kira Sözleşmeleri
Taşınır ve taşınmaz satışı, ayıptan ve zapttan sorumluluk, bağışlama sözleşmesi, genel kira hükümleri ile konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin belirlenmesi ve tahliye sebeplerini kapsar.
İkinci Kısım (Özel Borç İlişkileri): Hizmet, Eser, Vekâlet, Kefalet ve Adi Ortaklık
Genel hizmet sözleşmesi, eser (istisna ve arsa payı karşılığı inşaat) sözleşmesi, vekâlet sözleşmesi, simsarlık, havale, saklama, kefalet sözleşmesi ve adi ortaklık hükümlerini düzenler.
Uygulamada Sık Başvurulan Kritik Maddeler
Genel İşlem Koşulları
Bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri genel işlem koşullarıdır. Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, açıkça bilgi verilmesine ve kabulüne bağlıdır.
Haksız Fiil Sorumluluğu ve Bedensel Zararlar / Manevi Tazminat
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (m. 49). Bedensel zararlar (tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) ile ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararı ve manevi tazminat m. 53-56’da düzenlenmiştir.
Borçlu Temerrüdü ve Seçimlik Haklar
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçluya verilen uygun süre sonunda alacaklı; aynen ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, ifadan vazgeçip müspet zararın tazminini isteyebilir veya sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini talep edebilir.
Aşırı İfa Güçlüğü (Uyarlama)
Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve ifayı dürüstlük kurallarına göre kendisinden beklenemeyecek derecede değiştirirse, borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Kira Bedelinin Belirlenmesi
Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ise hâkim, TÜFE, kiralananın durumu ve emsal kira bedellerini göz önünde tutarak hakkaniyete uygun biçimde karar verir.
Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Sözleşmenin Sona Ermesi ve Tahliye
Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; ancak 10 yıllık uzama süresi sonunda genel kurallara göre fesih bildiriminde bulunabilir (m. 347). Gereksinim, yeniden inşa ve imar (m. 350), yeni malikin gereksinimi (m. 351) ile yazılı tahliye taahhüdü ve bir kira yılı içinde iki haklı ihtar (m. 352) dava yoluyla tahliye sebepleridir.
Eser Sözleşmesi ve Ayıptan Sorumluluk
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eserdeki ayıp sebebiyle işsahibi; sözleşmeden dönme, bedelden ayıp oranında tenzilat (azaltma) isteme veya aşırı masraf gerektirmiyorsa bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin onarılmasını isteme seçimlik haklarına sahiptir.
Kefalet Sözleşmesinde Şekil ve Eşin Rızası
Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi kendi el yazısıyla belirtilmedikçe geçerli olmaz. Evli kişilerde, kanundaki istisnalar dışında, diğer eşin yazılı rızası olmadan kefil olunamaz.
Sık Sorulan Sorular (TBK)
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira artış oranı neye göre belirlenir ve kira tespit davası ne zaman açılır?
TBK m. 344 uyarınca yenilenen kira dönemlerinde kira artış oranı, bir önceki kira yılındaki TÜFE oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Ancak kira sözleşmesinin üzerinden 5 yıl geçmişse (beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde), TÜFE üst sınırıyla bağlı olmaksızın emsal kira bedelleri ve kiralananın durumu dikkate alınarak yeni kira bedelinin belirlenmesi için kira tespit davası açılabilir.
Kiraya veren, kira sözleşmesinin süresinin bitmesi nedeniyle kiracıyı tahliye edebilir mi?
TBK m. 347/1 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
Haksız fiilden doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu davaya ceza dava zamanaşımı süresi uygulanır.
Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için aranan şekil şartları nelerdir?
TBK m. 583 ve 584 uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmesi zorunludur. Ayrıca evli kişilerin kefil olabilmesi için (ticari işletme sahipleri ve şirket ortaklarına ilişkin kanuni istisnalar hariç) sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında eşin yazılı rızasının alınması şarttır.
TBK İle İlgili Bağlantılı Hukuk Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Emsal İçtihatlar (İBK)
Bu sayfada yer alan kanun özetleri ve madde açıklamaları genel bilgilendirme amacıyla derlenmiştir. Güncel kanun değişiklikleri için Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr) esas alınmalıdır.