top of page

5271 Sayılı Ceza Mahakemesi Kanunu

Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri

  1. Ceza muhakemesi süreci, bir suç ihbarı veya şikayetiyle başlayan "soruşturma" ve mahkeme aşaması olan "kovuşturma" olmak üzere iki ana evreden oluşur.

  2. Soruşturma evresi Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları altında yürütülür ve bu süreç tamamen gizlidir.

  3. Savcı, kolluk görevlileri (polis, jandarma) aracılığıyla şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan tüm delilleri toplamakla yükümlüdür.

  4. Toplanan deliller sonucunda suçun işlendiğine dair "yeterli şüphe" oluşursa savcı bir iddianame düzenler.

  5. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte "şüpheli" sıfatı "sanık" olarak değişir ve kamu davası açılmış olur.

  6. Kovuşturma evresi, yani mahkeme yargılaması kural olarak duruşmalı ve kamuya açık şekilde yürütülür.

Haklar ve Savunma Güvencesi

  1. Kanuna göre, hiç kimse suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar suçlu sayılamaz (masumiyet karinesi).

  2. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir müdafinin (avukatın) hukuki yardımından yararlanma hakkına sahiptir.

  3. Kişi, kendisine isnat edilen suç hakkında susma hakkına sahiptir ve kendini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaz.

  4. Maddi durumu avukat tutmaya elverişli olmayan kişilere, talepleri halinde baro tarafından ücretsiz bir CMK avukatı görevlendirilir.

  5. Çocuklar, kendisini savunamayacak derecede engelli olanlar veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçla yargılananlar için avukat görevlendirilmesi zorunludur.

Koruma Tedbirleri (Gözaltı, Tutuklama, Arama)

  1. CMK, kişi hürriyetini kısıtlayan "koruma tedbirlerini" sıkı şartlara ve yasal sürelere bağlamıştır.

  2. Yakalanan bir kişi, suçüstü halleri dışında, hakim kararı olmaksızın yasal sınırları aşacak şekilde gözaltında tutulmaz.

  3. Gözaltı süresi bireysel suçlarda yakalama anından itibaren en fazla 24 saattir ve en yakın mahkemeye gönderilme süresi bu süreye dahil değildir.

  4. Tutuklama, ceza yargılamasındaki en ağır koruma tedbiridir ve bir cezalandırma aracı olarak kullanılamaz.

  5. Bir sanığın tutuklanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığı ile kaçma veya delilleri karartma şüphesinin bulunması gerekir.

  6. Tutuklama yerine öncelikle mülkiyet durumunu veya hürriyeti daha az kısıtlayan "adli kontrol" (yurt dışı çıkış yasağı, imza verme vb.) hükümleri değerlendirilir.

  7. Kişilerin üstü, eşyası, konutu veya iş yeri, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunun yetkilendirdiği merciin yazılı emri olmadıkça aranamaz.

  8. Telefon dinlemesi (iletişimin tespiti ve kayda alınması) ve gizli soruşturmacı görevlendirilmesi sadece katalog suçlar için ve hakim kararıyla yapılabilir.

Deliller ve Hukuka Aykırılık

  1. Ceza muhakemesinde "delil serbestisi" ilkesi geçerlidir; yani hukuka uygun elde edilmiş her şey delil olarak kabul edilebilir.

  2. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller (örneğin işkence altındaki ifade veya izinsiz arama bulguları) mahkemede hükme esas alınamaz.

  3. İfade alma ve sorgu sırasında yasak usullerle (işkence, ilaç verme, aldatma, tehdit vb.) elde edilen beyanlar, sanığın rızası olsa dahi delil niteliği taşımaz.

Yargılama İlkeleri ve Karar

  1. Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış hukuka uygun delillere dayanarak verir.

  2. Ceza uyuşmazlığında şüphelinin suçu işlediği kesin delillerle kanıtlanamazsa, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verilir.

  3. Sanık, duruşmada son sözü söyleme hakkına sahiptir ve bu hak çiğnenerek hüküm kurulamaz.

  4. Mahkeme yargılama sonunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, adli kontrol veya davanın düşmesi kararlarından birini verir.

Kanun Yolları

  1. İlk derece mahkemesinin verdiği kararlara karşı, kararın tebliğinden veya tefhiminden itibaren yasal süresi içinde itiraz edilebilir.

  2. İstinaf istemi, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararlarını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk yönünden denetlemesini sağlar.

  3. İstinaf mahkemesinin kararlarına karşı, kanunda belirtilen ağırlıktaki suçlar için temyiz yolu açıktır ve bu incelemeyi Yargıtay yapar.

  4. Kesinleşen mahkeme kararlarında açık bir hukuka aykırılık veya yeni bir delil ortaya çıkarsa, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir.

bottom of page