6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK),
Genel İlkeler ve Davanın Açılması
-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını güvence altına alarak özel hukuk davalarının yürütülme usulünü belirler.
-
Hukuk davalarında "tasarruf ilkesi" geçerlidir; yani dava açmak, devam ettirmek veya sonlandırmak tamamen tarafların özgür iradesine bağlıdır.
-
Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; kanunda aksine bir hüküm olmadıkça talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
-
Hukuk davalarında görevli mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenirken, yetkili mahkeme ise davanın coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede açılacağını gösterir.
-
Bir hukuk davası, davacının mahkemeye sunacağı ve yasal unsurları taşıyan bir "dava dilekçesi" ile resmen başlamış olur.
-
Davanın açılmasıyla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kesilir, ayrıca davalı taraf için cevap süresi işlemeye başlar.
Dilekçeler ve Ön İnceleme Aşaması
-
HMK’da yazılı yargılama usulünde dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap olmak üzere karşılıklı dört dilekçeden oluşan "dilekçeler aşaması" vardır.
-
Davalı, davaya karşı davanın esasına girmeden önce "ilk itirazlar" (örneğin tahkim veya yetki itirazı) ileri sürebilir.
-
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra hâkim, davanın ilk duruşması niteliğindeki "ön inceleme" aşamasına geçer.
-
Ön inceleme duruşmasında mahkeme, dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler ve tarafları sulhe teşvik eder.
-
Ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve tarafların anlaşamadığı hususlar tutanağa bağlanmadan davanın esasına (tahkikata) geçilemez.
Tahkikat ve İspat Kuralları
-
"Tahkikat" evresi, tarafların iddia ve savunmalarını ispat etmek için sundukları delillerin toplandığı ve değerlendirildiği en uzun aşamadır.
-
HMK’ya göre, kanunda belirtilen istisnalar dışında, herkes iddiasını dayandırdığı vakıaları ispat etmekle yükümlüdür.
-
Kanunda senetle (yazılı belgeyle) ispatı gereken belirli bir tutarın üzerindeki hukuki işlemler, kural olarak tanıkla (şahitle) ispat edilemez.
-
Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan deliller (örneğin gizli kamera kayıtları veya izinsiz ses kayıtları) mahkemece ispat unsuru olarak dikkate alınamaz.
-
Hâkim, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde tarafların talebi üzerine veya resen "bilirkişi" incelemesine karar verir.
-
Mahkeme, uyuşmazlık konusu taşınmazı veya nesneyi yerinde incelemek amacıyla "keşif" yapılmasına karar verebilir.
-
Taraflar, dava açıldıktan sonra iddia veya savunmalarını ancak karşı tarafın açık rızasıyla ya da "ıslah" dilekçesi vererek tamamen değiştirebilirler.
Davayı Sonlandıran Taraf İşlemleri ve Hüküm
-
"Davadan feragat", davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup mahkeme kararına gerek kalmaksızın davayı kesin olarak bitirir.
-
"Davanın kabulü", davalının davacının talep sonucuna rıza göstermesi olup feragat gibi kesin bir mahkeme ilamı hükmündedir.
-
"Sulh", tarafların mahkeme huzurunda karşılıklı fedakarlıklar yaparak uyuşmazlığa son vermeleridir ve mahkeme tutanağına geçirilerek ilam niteliği kazanır.
-
Tahkikatın bitiminde hâkim, taraflara sözlü yargılama için son sözlerini sorduktan sonra kararını açıklar ve "hüküm" verir.
-
Gerekçeli karar, hükmün açıklanmasından itibaren kanuni süre içinde yazılarak taraflara tebliğ edilmek zorundadır.
Kanun Yolları ve Geçici Hukuki Korumalar
-
İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, tebliğden itibaren yasal süresi içinde "istinaf" kanun yoluna başvurulabilir.
-
İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) yapar ve bu aşamada hem hukuki denetim hem de sınırlı maddi vakıa incelemesi gerçekleştirilir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı, kanunda belirtilen parasal sınırların ve istisnaların dışındaki davalarda "temyiz" yoluna gidilebilir.
-
Temyiz incelemesi en üst mahkeme olan Yargıtay tarafından yapılır ve Yargıtay sadece hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirir.
-
Dava açılmadan önce veya dava sırasında, hakkın elde edilmesinin zorlaşmasını önlemek amacıyla mahkemeden "ihtiyati tedbir" kararı talep edilebilir.
-
Para alacaklarının güvence altına alınması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulması için ise "ihtiyati haciz" yoluna başvurulur.
-
HMK hükümleri uyarınca kesinleşen mahkeme kararları, artık değiştirilemez bir nitelik kazanarak "kesin hüküm" (res judicata) halini alır.
