top of page

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK),

Genel İlkeler ve Davanın Açılması

  1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını güvence altına alarak özel hukuk davalarının yürütülme usulünü belirler.

  2. Hukuk davalarında "tasarruf ilkesi" geçerlidir; yani dava açmak, devam ettirmek veya sonlandırmak tamamen tarafların özgür iradesine bağlıdır.

  3. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; kanunda aksine bir hüküm olmadıkça talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

  4. Hukuk davalarında görevli mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenirken, yetkili mahkeme ise davanın coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede açılacağını gösterir.

  5. Bir hukuk davası, davacının mahkemeye sunacağı ve yasal unsurları taşıyan bir "dava dilekçesi" ile resmen başlamış olur.

  6. Davanın açılmasıyla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kesilir, ayrıca davalı taraf için cevap süresi işlemeye başlar.

Dilekçeler ve Ön İnceleme Aşaması

  1. HMK’da yazılı yargılama usulünde dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap olmak üzere karşılıklı dört dilekçeden oluşan "dilekçeler aşaması" vardır.

  2. Davalı, davaya karşı davanın esasına girmeden önce "ilk itirazlar" (örneğin tahkim veya yetki itirazı) ileri sürebilir.

  3. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra hâkim, davanın ilk duruşması niteliğindeki "ön inceleme" aşamasına geçer.

  4. Ön inceleme duruşmasında mahkeme, dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler ve tarafları sulhe teşvik eder.

  5. Ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve tarafların anlaşamadığı hususlar tutanağa bağlanmadan davanın esasına (tahkikata) geçilemez.

Tahkikat ve İspat Kuralları

  1. "Tahkikat" evresi, tarafların iddia ve savunmalarını ispat etmek için sundukları delillerin toplandığı ve değerlendirildiği en uzun aşamadır.

  2. HMK’ya göre, kanunda belirtilen istisnalar dışında, herkes iddiasını dayandırdığı vakıaları ispat etmekle yükümlüdür.

  3. Kanunda senetle (yazılı belgeyle) ispatı gereken belirli bir tutarın üzerindeki hukuki işlemler, kural olarak tanıkla (şahitle) ispat edilemez.

  4. Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan deliller (örneğin gizli kamera kayıtları veya izinsiz ses kayıtları) mahkemece ispat unsuru olarak dikkate alınamaz.

  5. Hâkim, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde tarafların talebi üzerine veya resen "bilirkişi" incelemesine karar verir.

  6. Mahkeme, uyuşmazlık konusu taşınmazı veya nesneyi yerinde incelemek amacıyla "keşif" yapılmasına karar verebilir.

  7. Taraflar, dava açıldıktan sonra iddia veya savunmalarını ancak karşı tarafın açık rızasıyla ya da "ıslah" dilekçesi vererek tamamen değiştirebilirler.

Davayı Sonlandıran Taraf İşlemleri ve Hüküm

  1. "Davadan feragat", davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup mahkeme kararına gerek kalmaksızın davayı kesin olarak bitirir.

  2. "Davanın kabulü", davalının davacının talep sonucuna rıza göstermesi olup feragat gibi kesin bir mahkeme ilamı hükmündedir.

  3. "Sulh", tarafların mahkeme huzurunda karşılıklı fedakarlıklar yaparak uyuşmazlığa son vermeleridir ve mahkeme tutanağına geçirilerek ilam niteliği kazanır.

  4. Tahkikatın bitiminde hâkim, taraflara sözlü yargılama için son sözlerini sorduktan sonra kararını açıklar ve "hüküm" verir.

  5. Gerekçeli karar, hükmün açıklanmasından itibaren kanuni süre içinde yazılarak taraflara tebliğ edilmek zorundadır.

Kanun Yolları ve Geçici Hukuki Korumalar

  1. İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, tebliğden itibaren yasal süresi içinde "istinaf" kanun yoluna başvurulabilir.

  2. İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) yapar ve bu aşamada hem hukuki denetim hem de sınırlı maddi vakıa incelemesi gerçekleştirilir.

  3. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı, kanunda belirtilen parasal sınırların ve istisnaların dışındaki davalarda "temyiz" yoluna gidilebilir.

  4. Temyiz incelemesi en üst mahkeme olan Yargıtay tarafından yapılır ve Yargıtay sadece hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirir.

  5. Dava açılmadan önce veya dava sırasında, hakkın elde edilmesinin zorlaşmasını önlemek amacıyla mahkemeden "ihtiyati tedbir" kararı talep edilebilir.

  6. Para alacaklarının güvence altına alınması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulması için ise "ihtiyati haciz" yoluna başvurulur.

  7. HMK hükümleri uyarınca kesinleşen mahkeme kararları, artık değiştirilemez bir nitelik kazanarak "kesin hüküm" (res judicata) halini alır.

bottom of page