| Yüksek Mahkeme / Kurul | Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu |
|---|---|
| Tarih, Esas ve Karar No | 13.12.2019 T., 2019/6 E., 2019/7 K. (RG: 29.02.2020 / 31054) |
| Hukuk Dalı | Ceza Hukuku |
| İlgili Kanun Maddeleri | 6284 s. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 20/2 • 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 234 ve m. 237 (Kamu Davasına Katılma) • 5237 s. Türk Ceza Kanunu m. 82, m. 86, m. 96, m. 102 ve m. 106 |
Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesinde yer alan "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, hukuki ve cezai davalara ve çekişmesiz yargı işlerine katılabilir." hükmü uyarınca, bu kapsamdaki ceza davalarının kovuşturma evresinde mahkemece Bakanlığa davanın ihbar edilmesinin (bildirilmesinin) zorunlu olup olmadığı hususudur.
Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 13.12.2019 tarihli ve 2019/6 E., 2019/7 K. sayılı kararında, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesinin lafzını ve amacını ceza muhakemesi ilkeleri ışığında incelemiştir. İlgili maddede Bakanlığa (güncel adıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı), kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet dolayısıyla açılan ceza davalarına "gerekli görmesi hâlinde katılabilme" yetkisi tanınmıştır.
Ceza muhakemesinde bir kurum veya kişiye davanın resen ihbar edilmesi zorunluluğu bulunan hallerde (örneğin 3628 sayılı Kanun m. 18 veya 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gibi düzenlemelerde), kanun koyucu mahkemenin davayı ilgili kuruma ihbar edeceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Buna karşılık 6284 sayılı Kanun m. 20/2'de mahkemelere açılan her ceza davasını Bakanlığa ihbar etme yükümlülüğü yüklenmemiş; Bakanlığın gerekli gördüğü davalara katılma takdir yetkisi düzenlenmiştir.
Kanunda açık bir ihbar yükümlülüğü bulunmadığı halde, kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik her türlü şiddet ve tehdit suçunda Bakanlığa tebligat yapılmasının zorunlu sayılması ve sırf Bakanlığa ihbar yapılmadığı gerekçesiyle hükümlerin bozulması, yargılamaların gereksiz yere uzamasına ve makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yol açacaktır. Bu gerekçelerle Kurul, 6284 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili açılan ceza davalarının kovuşturma evresinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına) davanın ihbar edilmesinin zorunlu olmadığına karar vermiştir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler
- 13.12.2019 tarihli ve 2019/6 E., 2019/7 K. sayılı İBK uyarınca, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar (kadına, çocuğa veya aile bireylerine karşı kasten yaralama, tehdit, eziyet, cinsel saldırı vb.) nedeniyle açılan ceza davalarında mahkemenin davayı resen Bakanlığa ihbar etme zorunluluğu yoktur.
- İlk derece mahkemesince Bakanlığa dava ihbar edilmeden karar verilmiş olması, istinaf veya temyiz incelemesinde başlı başına bir bozma (veya hukuka kesin aykırılık) sebebi oluşturmaz.
- Bununla birlikte, Bakanlık davadan herhangi bir şekilde haberdar olarak kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar CMK m. 237 ve 6284 s. Kanun m. 20/2 uyarınca katılma talebinde bulunursa, mahkemece Bakanlığın kamu davasına katılan (müdahil) olarak kabulüne karar verilmesi zorunludur.
- Bakanlık soruşturma evresinde veya kovuşturma aşamasında dosyaya katılma dilekçesi sunmuş olmasına rağmen mahkemece bu talep hakkında karar verilmemiş veya duruşma günü bildirilmemişse, bu durum katılma hakkının kısıtlanması sayılır ve bozma nedeni teşkil eder.
- Davaya usulüne uygun şekilde katılan Bakanlık, CMK m. 242 ve m. 260 uyarınca Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın hükme karşı tek başına istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir.
İlgili Mevzuat, Çalışma Alanları ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Kanun Rehberleri
İlgili Hesaplama Araçları
Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.