| Yüksek Mahkeme / Kurul | Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu |
|---|---|
| Tarih, Esas ve Karar No | 16.02.2018 T., 2016/4 E., 2018/1 K. (RG: 29.06.2018 / 30463) |
| Hukuk Dalı | İcra ve İflas Hukuku |
| İlgili Kanun Maddeleri | 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m. 106 ve m. 110 • 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m. 100 ve m. 140 (Sıra Cetveli) • 2004 s. İcra ve İflas Kanunu m. 16 ve m. 59 |
Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun
İcra takibinde alacaklının İİK m. 106'da öngörülen yasal süre içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürlüğünce reddedilmesi ve alacaklının bu ret kararına karşı şikâyet yoluna başvurmaması (veya şikâyetin reddedilmesi) üzerine yasal satış isteme süresinin geçmesi hâlinde, sıra cetveline esas alınacak haczin İİK m. 110 uyarınca düşüp düşmeyeceği hususudur.
Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 16.02.2018 tarihli ve 2016/4 E., 2018/1 K. sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu'nun 106. ve 110. maddelerinde düzenlenen satış isteme sürelerini ve haczin düşmesi kurumunun amacını incelemiştir. İİK m. 110'a göre bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse yahut talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.
Kanun koyucunun haczin düşmesi yaptırımını öngörmekteki amacı, alacaklının takibi sürüncemede bırakmasını ve borçlunun malları üzerinde belirsiz süreyle haciz baskısı kurmasını önlemektir. Oysa alacaklı, yasal süresi içinde usulüne uygun bir satış talebinde bulunmuş ve satış avansını yatırma iradesini göstermişse, kanunun kendisine yüklediği ödevi yerine getirmiş demektir.
İcra müdürünün, usulüne uygun olan bu satış talebini (örneğin kıymet takdirinin kesinleşmediği gibi hatalı bir gerekçeyle) reddetmesi ve alacaklının da bu ret kararını şikâyet konusu yapmaması, alacaklının satış talebinden vazgeçtiği veya hiç satış istemediği anlamına gelmez. Kanunda haczin düşme sebepleri sınırlı olarak (numerus clausus) sayılmış olup, "satış talebinin reddi kararına karşı şikâyet yoluna gidilmemesi" haczi düşüren bir sebep olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle Kurul, süresinde ve usulüne uygun satış talebi reddedilen alacaklının sıra cetveline esas alınacak haczinin düşmeyeceğine karar vermiştir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler
- Alacaklı yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde satış talep etmiş ve gerekli giderleri yatırmışsa, icra müdürünün bu talebi reddetmesi ve ret kararının şikâyetle kaldırılmamış olması üzerine kanuni satış süresinin geçmesi haczi düşürmez.
- Bu durumdaki alacaklının haczi ayakta (geçerli) kabul edildiğinden, başka bir alacaklının satışı gerçekleştirmesi üzerine düzenlenecek sıra cetveline bu haciz tarihi itibarıyla dahil edilir.
- Bu İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için ilk satış talebinin "usulüne uygun" (kesinleşmiş bir takip ve hacze dayalı, satış avansı şartlarını karşılayan gerçek bir satış iradesi) olması şarttır.
- Alacaklının satış giderlerini hiç yatırmaması veya icra müdürünce verilen süre içinde eksik satış avansını tamamlamaması ya da satış talebini bizzat geri alıp yasal sürede yenilememesi hallerinde ise İİK m. 110 uyarınca haciz düşer.
- 7343 sayılı Kanun ile İİK m. 106 ve m. 110'da yapılan değişiklik sonrasında taşınır ve taşınmaz mallarda satış isteme süresi hacizden itibaren 1 yıl olarak birleştirilmiş olup, süresinde ve usulüne uygun satış talebinde bulunma ilkesi güncelliğini korumaktadır.
İlgili Mevzuat, Çalışma Alanları ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Kanun Rehberleri
İlgili Hesaplama Araçları
Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.