Mesaj yazın

Aile ve Miras Davaları · 4721 s. TMK m. 145-160

Evliliğin Mutlak ve Nispi Butlanla İptali Davası: Ayırt Etme Gücü, Yanılma ve Hile (TMK m. 145-158)

Evlenme sırasında mevcut olan mutlak (TMK m. 145) ve nispi (TMK m. 148-151) butlan sebepleriyle evliliğin iptali davası, 6 aylık/5 yıllık hak düşürücü süreler ve iptalin hukuki sonuçları.

Kanuni Dayanak4721 s. TMK m. 145-160
Görevli ve Yetkili MahkemeAile Mahkemesi (Yetkili mahkeme TMK m. 160 ve m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi)
Zorunlu Arabuluculuk ŞartıDava şartı (zorunlu) arabuluculuğa tabi değildir; evliliğin geçerliliği kamu düzenine ve kişi hallerine ilişkindir.
Dava Açma Süresi / ZamanaşımıMutlak butlanda (TMK m. 145) süre sınırı yoktur, her zaman açılabilir. Nispi butlanda (TMK m. 148-151) iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin kalktığı tarihten başlayarak 6 ay ve her halde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m. 152 - hak düşürücü süre).
İspat Yükü ve Harç RejimiMaktu başvurma ve maktu karar/ilam harcına tabidir (tazminat talebi varsa ayrıca nispi harca tabi tutulabilir). Ayırt etme gücü yokluğu ve akıl hastalığı iddialarında Adli Tıp Kurumu raporu alınması zorunludur.

Davanın Hukuki Niteliği, Tarafları ve Konusu

Boşanma davası geçerli olarak kurulmuş bir evlilik birliğini evlilik sonrasında ortaya çıkan sebeplerle sona erdirirken; "evliliğin butlanı (iptali) davası", evlenme akdinin kurulduğu sırada mevcut olan kurucu veya geçerlilik unsurlarındaki ağır sakatlıklar nedeniyle evliliğin hâkim kararıyla ortadan kaldırılmasını konu alır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 156 uyarınca batıl bir evlilik dahi, hâkimin iptal (butlan) kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Kanun koyucu evliliğin iptali sebeplerini kamu düzenini ilgilendirme derecesine göre "mutlak butlan" (TMK m. 145) ve "nispi butlan" (TMK m. 148-151) olarak ikiye ayırmıştır. Mevcut evlilik (iki evlilik), evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk, evlenmeye engel derecede akıl hastalığı ve yasak derecede hısımlık mutlak butlan halleridir. Evlenme sırasında geçici ayırt etme gücü kaybı, yanılma (hata), aldatma (hile) ve korkutma (ikrah) ise nispi butlan hallerini oluşturur.

TMK m. 158 hükmü gereğince evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenme sırasında iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur; tazminat, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi konularında ise boşanmaya ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Ayrıca TMK m. 157 uyarınca mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar dahi evlilik içinde doğmuş (soybağı düzgün) sayılır.

Dava Şartları, Yargılama Aşamaları ve Hukuki Sonuçları

4721 s. TMK m. 145-160

Mutlak Butlan Halleri ve Cumhuriyet Savcısının Re’sen Dava Hakkı (TMK m. 145-146)

TMK m. 145’te sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılan dört halde evlilik mutlak butlanla batıldır: (1) Eşlerden birinin evlenme sırasında zaten evli olması, (2) Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, (3) Eşlerden birinde evlenmeye mani olacak derecede akıl hastalığı bulunması, (4) Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede (üstsoy-altsoy, kardeşler, amca/dayı/hala/teyze ile yeğen veya kayın) hısımlık bulunması. Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır; ayrıca bu iş, ilgili olan herkes (eşler, önceki eş, mirasçılar) tarafından her zaman dava edilebilir (TMK m. 146).

4721 s. TMK m. 145-160

Sona Ermiş Evliliğin Mutlak Butlanı ve Mirasçıların Durumu (TMK m. 147)

Sona ermiş (örneğin eşlerden birinin ölümüyle bitmiş) bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava edilemez; fakat her ilgili (özellikle sağ kalan eşin mirasçılığını engellemek isteyen yasal mirasçılar), mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayrıca ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir.

4721 s. TMK m. 145-160

Nispi Butlan Sebepleri: Geçici Ayırt Etme Gücü Kaybı, Yanılma, Aldatma ve Korkutma (TMK m. 148-151)

Nispi butlan davasını yalnızca iradesi sakatlanan eş (veya TMK m. 153 uyarınca yasal temsilcinin izni olmadan evlenen küçük/kısıtlı adına yasal temsilci) açabilir. Evlenme sırasında geçici ayırt etme gücü yokluğu (TMK m. 148), eşin kimliğinde veya birlikte yaşamayı çekilmez kılacak önemli bir niteliğinde yanılma (TMK m. 149), namus ve onur veya tehlikeli bir hastalık konusunda aldatma/hile (TMK m. 150) ile kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya onur ve namusuna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilme (TMK m. 151) başlıca nispi butlan nedenleridir.

4721 s. TMK m. 145-160

Nispi Butlanda 6 Aylık ve 5 Yıllık Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 152)

Nispi butlanda iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı (6) ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş (5) yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir; süre kaçırılmışsa ancak genel veya özel boşanma sebeplerine dayanılarak boşanma davası açılabilir.

4721 s. TMK m. 145-160

Mirasçıların Dava Hakkının Sınırı ve Kötüniyetli Eşin Mirasçılığının Kaybı (TMK m. 159)

TMK m. 159 uyarınca evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak mirasçılar, mirasbırakan tarafından sağlığında açılmış olan davayı sürdürebilirler (mutlak butlanda ise TMK m. 147/1 uyarınca her ilgili ölüm sonrası da dava açabilir). Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı (örneğin mirasbırakanın demans/ayırt etme gücü yokluğunu bilerek evlendiği) anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Yüksek Mahkeme (Yargıtay / Danıştay) Uygulama İlkeleri

  • Yargıtay 2. HD yerleşik içtihadı: Ölümle sona ermiş bir evlilikte, mirasbırakanın evlenme tarihinde demans veya Alzheimer nedeniyle sürekli ayırt etme gücünden yoksun olduğu iddiasıyla yasal mirasçılar tarafından TMK m. 145/2 ve m. 147/1 uyarınca mutlak butlan davası açılabilir; Adli Tıp Kurumu raporuyla ayırt etme gücü yokluğu ve davalı sağ kalan eşin kötüniyeti (TMK m. 159) saptanırsa davalı eş yasal mirasçılık sıfatını kaybeder.
  • Akıl hastalığı nedeniyle mutlak butlan (TMK m. 145/3) kararı verilebilmesi için her türlü psikolojik rahatsızlık yeterli olmayıp, hastalığın "evlenmeye tıbben engel olacak derecede" bulunduğunun resmi sağlık kurulu / Adli Tıp Kurumu raporuyla kanıtlanması şarttır.
  • TMK m. 150 kapsamında aldatma (hile) nedeniyle nispi butlan kararı verilebilmesi için gizlenen hastalığın davacının veya altsoyunun sağlığı için "ağır tehlike" oluşturması gerekir; ağır tehlike oluşturmayan ancak güven sarsıcı nitelikte gizlenen hastalıklar nispi butlan değil, TMK m. 166 evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma sebebi oluşturur.
  • Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m. 131); fesih kararı alınmadan yapılan ikinci evlilik TMK m. 145/1 uyarınca mutlak butlanla batıldır.

Sık Sorulan Sorular

Evliliğin iptali (butlan) davası ile boşanma davası arasındaki en önemli fark nedir?

Boşanma davası geçerli olarak başlamış bir evliliği sonradan çıkan anlaşmazlıklarla bitirir. Evliliğin butlanı (iptali) davası ise evlilik akdi yapıldığı anda var olan ağır bir sakatlık (ayırt etme gücü yokluğu, akıl hastalığı, hile, korkutma vb.) nedeniyle evliliği ortadan kaldırır. Özellikle ölüm sonrası açılan mutlak butlan davalarında kötüniyetli eş yasal mirasçılık hakkını tamamen kaybeder (TMK m. 159).

Demans veya Alzheimer hastası olan yaşlı bir kişinin yaptığı evlilik ölümünden sonra mirasçıları tarafından iptal ettirilebilir mi?

Evet. Evlenme tarihinde mirasbırakanın sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun (TMK m. 145/2) olduğu iddiasıyla yasal mirasçılar TMK m. 147/1 uyarınca ölümünden sonra da mutlak butlan davası açabilirler. Davalı eşin bu durumu bilerek (kötüniyetle) evlendiği kanıtlanırsa mirasçılık sıfatı ortadan kalkar.

Eşimin evlenmeden önce benden gizlediği bir durumu 3 yıl sonra öğrendim, evliliğin iptali davası açabilir miyim?

Gizlenen durum TMK m. 149-150 kapsamındaki nitelikte yanılma veya ağır tehlike arz eden hastalık/onur konusunda aldatma niteliğindeyse, evlenmenin üzerinden henüz 5 yıl geçmediği için öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde nispi butlan davası açabilirsiniz (TMK m. 152). 5 yıllık üst süre dolmuşsa artık iptal davası değil, boşanma davası açılabilir.

Evliliğin iptaline karar verilirse bu evlilikten doğan çocukların soybağı ne olur?

TMK m. 157 uyarınca mahkemece butlanına (iptaline) karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanma hükümleri uygulanır.

Bu sayfada yer alan bilgiler yürürlükteki Türk mevzuatı ve yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklarda hak düşürücü süreler ve delil durumu dosya bazında değerlendirilmelidir.

Mesaj yazın