Mahkemenin Hukuki Niteliği ve Görev Çerçevesi
Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Kanun uyarınca kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen (iptal ve itiraz/somut norm denetimi) ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren bireysel başvuruları karara bağlayan en yüksek anayasal yargı organıdır.
Anayasa m. 148/3 uyarınca herkes, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından (mahkeme kararları, idari işlemler veya savcılık işlemleriyle) ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir.
Bireysel başvuru bir "dördüncü derece temyiz yolu" değildir; kanun yollarında gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m. 148/4). Ancak mahkeme kararlarının adil yargılanma hakkını (gerekçeli karar hakkı, mahkemeye erişim hakkı, makul sürede yargılanma, silahların eşitliği), mülkiyet hakkını, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını (haksız/uzun tutukluluk) veya özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal etmesi halinde AYM ihlal kararı vererek yeniden yargılama yapılmasına veya tazminata hükmedebilir.
Anayasa Mahkemesi (AYM) Hangi Davalara ve İşlere Bakar?
Adil Yargılanma Hakkı İhlalleri (Anayasa m. 36, AİHS m. 6)
Mahkemeye erişim hakkının (fahiş harç/vekalet ücreti veya aşırı şekilci süre yorumuyla) engellenmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine uyulmaması, masumiyet karinesinin ihlali ve bağımsız-tarafsız mahkemede yargılanma hakkı başvuruları.
Mülkiyet Hakkı İhlalleri (Anayasa m. 35, AİHS Ek 1 No’lu Protokol m. 1)
Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma bedellerinin enflasyon karşısında değer kaybetmesi (değer kaybı/munzam zarar), haksız müsadere, imar kısıtlılığı, tapu iptali ve vergi/idari para cezası yoluyla mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale başvuruları.
Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı — Tutukluluk Başvuruları (Anayasa m. 19)
Kuvvetli suç şüphesi ve somut tutuklama nedenleri gösterilmeksizin verilen tutuklama kararları, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız yapılması ve kanuna aykırı idari gözetim kararlarına karşı yapılan başvurular.
Yaşam Hakkı, İşkence ve Kötü Muamele Yasağı ile Etkili Soruşturma Yükümlülüğü (Anayasa m. 17)
Ölüm veya ağır yaralanma olaylarında (tıbbi ihmal, iş kazası, kolluk güç kullanımı, kadın cinayeti/şiddet) etkili ceza soruşturması yürütülmemesi veya haksız KYOK (takipsizlik) kararı verilmesi nedeniyle yapılan başvurular.
İfade ve Basın Özgürlüğü, Özel Hayat ve Aile Hayatına Saygı Hakkı (Anayasa m. 20, 26, 28)
İnternet erişim engelleme kararları, disiplin cezaları, kişisel verilerin korunmaması, sınır dışı (deport) kararları ve çocukla kişisel ilişki kararlarının icra edilmemesi başvuruları.
Tedbir Talepli Acil Başvurular (AYM İçtüzüğü m. 73) ve Somut Norm Denetimi (Anayasa m. 152)
Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunması halinde (örneğin zulüm/işkence riski olan ülkeye sınır dışı edilme veya acil sağlık erişimi) verilen tedbir kararları ile bir davaya bakmakta olan mahkemenin uygulanacak kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı görerek AYM’ye taşıdığı itiraz (somut norm denetimi) başvuruları.
Yargılama Usulü, Yetki ve Kanun Yolu Kuralları
- 6216 sayılı Kanun m. 45/2 uyarınca bireysel başvuru yapılabilmesi için ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması şarttır.
- 6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılması zorunludur. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde mazeret belgeleriyle birlikte başvurabilirler.
- Bireysel başvurular, resmi Bireysel Başvuru Formu kullanılarak doğrudan Anayasa Mahkemesine ya da diğer mahkemeler (ön bürolar), UYAP Avukat Portal veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla harcı yatırılarak yapılır (m. 47/1).
- AYM Bölümleri ihlal tespit ettiğinde, ihlalin mahkeme kararından kaynaklanması halinde ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir; yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar yoksa başvurucu lehine tazminata hükmedebilir (6216 s. K. m. 50).
Sık Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi olan 30 gün ne zaman başlar?
30 günlük hak düşürücü süre, olağan kanun yolundaki nihai kararın (Yargıtay veya Danıştay onama kararı ya da kesin nitelikteki BAM/BİM/Sulh Ceza Hâkimliği kararının) başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği ya da UYAP üzerinden açılıp okunduğu/öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Tutuklamaya itiraz reddedildiğinde dava bitmeden Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?
Evet. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına (Anayasa m. 19) ilişkin tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında olağan kanun yolu, Sulh Ceza Hâkimliğine veya bir üst mahkemeye yapılan itirazın reddedilmesiyle tüketilmiş sayılır. Esas ceza davasının bitmesi beklenmeksizin, itirazın reddi kararının öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Anayasa Mahkemesi başvuruyu reddederse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) kaç ay içinde gidilir?
AİHS Ek 15 No’lu Protokol ile yapılan değişiklik uyarınca, Anayasa Mahkemesinin nihai kararının (kabul edilemezlik veya ihlal olmadığı kararının) tebliğ edildiği tarihten itibaren 4 ay içinde Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuru yapılabilir.