top of page

Tazminat Davaları
 

Genel Esaslar ve Maddi-Manevi Tazminat

  1. Tazminat hukukunun temel amacı, zarar gören kişinin mal varlığında veya ruhsal bütünlüğünde meydana gelen eksilmeyi gidermek ve durumu eski haline getirmektir.

  2. Tazminat davaları genel olarak "maddi tazminat" ve "manevi tazminat" olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır.

  3. Maddi tazminat, hukuka aykırı fiil nedeniyle kişinin mal varlığında meydana gelen somut ve ekonomik eksilmeyi karşılamaya yöneliktir.

  4. Manevi tazminat ise, yaşanan elem, keder, üzüntü ve yıpranma payını hafifletmek amacıyla hakim tarafından takdir edilen bir miktar paradır.

  5. Türk Borçlar Kanunu’na göre tazminat sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı bir fiil, zarar, kusur ve fiil ile zarar arasında "illiyet bağı" (nedensellik ilişkisi) bulunmalıdır.

  6. İlliyet bağı, meydana gelen zarar ile zarara yol açan olay arasındaki doğrudan ve mantıklı sebep-sonuç ilişkisini ifade eder.

  7. Kusur sorumluluğunda, zarar veren kişinin eyleminde kastının (bilerek yapması) veya ihmalinin (gerekli özeni göstermemesi) bulunması şarttır.

  8. Kusursuz sorumluluk hallerinde ise kişi, herhangi bir hatası veya kusuru olmasa bile kanunun yüklediği özel risk veya gözetim yükümlülüğü nedeniyle zarardan sorumlu tutulur.

  9. Ev başkanının sorumluluğu, hayvan idare edenin sorumluluğu ve motorlu araç işletenin (trafik kazaları) sorumluluğu kusursuz sorumluluk türlerindendir.

  10. Adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında işveren, çalışanının üçüncü kişilere verdiği zararları, kendisinin kusuru olmasa dahi ödemekle yükümlüdür.

Trafik Kazaları, İş Kazaları ve Malpraktis

  1. Trafik kazalarından doğan tazminat davalarında, araç sürücüsü ile birlikte aracın yasal sahibi (işleteni) de zarardan müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur.

  2. Ölümlü trafik veya iş kazalarında, ölenin desteğinden mahrum kalan yakınları (eşi, çocukları, anne-babası) "destekten yoksun kalma tazminatı" talep edebilir.

  3. Destekten yoksun kalma tazminatında amaç, ölen kişinin yaşasaydı yakınlarına sağlayacağı maddi katkının yok olmasını telafi etmektir.

  4. Yaralanmalı kazalarda mağdur; tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları maddi tazminat olarak isteyebilir.

  5. Kişinin kaza sonrasında vücut bütünlüğünde meydana gelen kalıcı hasara ve iş gücü kaybı oranına "maluliyet (sakatlık) oranı" denir ve tazminat hesabında esas alınır.

  6. İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davalarında işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilir.

  7. Hekimlerin veya sağlık kuruluşlarının tıbbi uygulama hatası (yanlış teşhis, hatalı ameliyat vb.) sonucu verdikleri zararlara ilişkin davalara "malpraktis davası" denir.

  8. Kamuya ait hastanelerde meydana gelen tıbbi hatalarda dava doğrudan idareye (Sağlık Bakanlığına) karşı "tam yargı davası" olarak İdare Mahkemesinde açılır.

Sözleşmeye Aykırılık, Hesaplama ve Zamanaşımı

  1. Geçerli bir sözleşmenin taraflarından birinin taahhütlerine uymaması veya borcunu hiç ifa etmemesi durumunda "sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat" gündeme gelir.

  2. Haksız rekabet, marka hakkına tecavüz veya telif haklarının ihlali durumlarında da fikri sınaî haklar mevzuatı uyarınca yüksek miktarlı tazminat davaları açılabilmektedir.

  3. Tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar gören kişinin de kazanın oluşumunda veya zararın büyümesinde hatasının bulunması durumuna "müteffik (ortak) kusur" denir.

  4. Zarar görenin müterfik kusurunun bulunması halinde, hâkim tazminat miktarında kanunen hakkaniyet indirimi yapmak zorundadır.

  5. Maddi tazminatın tam tutarı, mahkeme sürecinde uzman aktüerya (hesap uzmanı) bilirkişileri tarafından kişinin yaşı, geliri ve yaşam süresi baz alınarak hesaplanır.

  6. Manevi tazminat tutarı bir zenginleşme aracı olamaz; ancak zarar verene bir ceza, zarar görene de bir manevi tatmin sağlayacak dengede olmalıdır.

  7. Haksız fiillerden doğan tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır.

  8. Eğer haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre bir suç teşkil ediyorsa ve ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa, tazminat davasında da o uzun "ceza zamanaşımı" uygulanır.

  9. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarında zamanaşımı süresi, kanunda aksine bir hüküm olmadıkça kural olarak 10 yıldır.

  10. Tazminat davalarında kural olarak faiz, haksız fiilin gerçekleştiği veya zararın doğduğu kaza/olay tarihinden itibaren işlemeye başlar.

  11. Şahsiyet hakkı saldırıya uğrayan kişi (örneğin internette iftiraya veya hakarete uğrayanlar), tazminatın yanı sıra saldırının durdurulmasını ve hükmün gazete/internet ortamında yayınlanmasını da isteyebilir.

  12. Tazminat hukukuna ilişkin davalarda, uyuşmazlığın niteliğine göre Asliye Hukuk, Tüketici, İş, Ticaret veya İdare Mahkemeleri görevli olmaktadır.

bottom of page