Suçun Hukuki Tanımı, Korunan Değer ve Unsurları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bireyin Anayasa m. 19 ve m. 23 ile güvence altına alınan yer değiştirme ve hareket etme özgürlüğünü korur. Bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden mahrum bırakılmasıyla oluşur. Suç "kesintisiz (mütemadi) suç" niteliğindedir; mağdurun hürriyetinin kısıtlandığı ilk anda tamamlanır, serbest bırakıldığı veya kurtulduğu anda sona erer.
Kanun koyucu suçun temel şeklini (TCK m. 109/1) cebir, tehdit veya hile olmaksızın işlenen (örneğin içeride uyuyan kişinin üzerine kapının kilitlenmesi) haller için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak belirlemiş; eylemin cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi halini ise (TCK m. 109/2) bağımsız bir nitelikli şekil sayarak 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına bağlamıştır. TCK m. 109/3 kapsamındaki ağırlaştırıcı nedenlerin (silahla, birden fazla kişiyle, çocuğa veya eşe karşı vb.) varlığında bu cezalar bir kat artırılır.
Suçun hiçbir hali şikâyete veya CMK m. 253 uzlaştırmaya tabi değildir. Ancak TCK m. 110’da özel bir etkin pişmanlık hükmü düzenlenmiştir: Suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakılması halinde faile verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (tenzil edilir).
Temel Şekli, Nitelikli Halleri ve Ceza Hükümleri
Suçun Temel Şekli (TCK m. 109/1)
Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Hareket serbestisinin çok kısa bir süre için dahi olsa (örneğin seyir halindeki araçtan inmesine izin verilmemesi) hukuka aykırı biçimde engellenmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılması (TCK m. 109/2)
Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Cebir (TCK m. 108) kullanılması halinde kasten yaralamanın basit hali (TCK m. 86/2) bu suçun unsuru içinde erir; ancak TCK m. 86/1 veya m. 87 boyutundaki yaralamalardan ayrıca ceza verilir.
Cezayı Bir Kat Artıran Nitelikli Haller (TCK m. 109/3)
Suçun; silahla (a bendi), birden fazla kişi tarafından birlikte (b bendi), kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle (c bendi), kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle (d bendi), üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı (e bendi), çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı (f bendi) işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır (TCK m. 109/2+3 halinde ceza 4 yıldan 14 yıla çıkar).
Ekonomik Kayıp ve Cinsel Amaçlı İşlenme (TCK m. 109/4-5)
Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde ayrıca 1.000 güne kadar adlî para cezasına hükmolunur (m. 109/4). Suçun cinsel bir amaçla işlenmesi halinde ise (m. 109/5), yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
Etkin Pişmanlık Hükmü (TCK m. 110)
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı azaltılır.
On Beş Yaşını Tamamlamamış Çocuklarda Rıza Geçersizliği
15 yaşını tamamlamamış (0-15 yaş grubu) çocukların veya akıl hastalarının yer değiştirme konusunda hukuken geçerli rıza ehliyeti bulunmadığından, çocuğun kendi isteğiyle failin yanına gelmesi veya kaçması halinde dahi TCK m. 109/1 ve m. 109/3-f kapsamında suç oluşur.
Yargıtay Uygulama İlkeleri ve İspat Kriterleri
- Cinsel Saldırı/İstismar Sırasındaki Kısıtlama ile TCK m. 109 Ayrımı (Yargıtay CGK): Mağdurun cinsel saldırı veya yağma suçunun işlenmesi sırasında yalnızca o fiilin icrası için zorunlu olan süre ve ölçüde tutulması ayrıca TCK m. 109 suçunu oluşturmaz; ancak suç öncesi veya sonrasında mağdurun bir odaya kapatılması, araca bindirilerek götürülmesi veya fazladan alıkonulması halinde TCK m. 109’dan ayrıca ceza verilir.
- 15-18 Yaş Grubu Çocukların Rızası: Yargıtay 14. ve 8. Ceza Dairesi içtihatlarına göre; 15 yaşını tamamlamış ve ayırt etme gücü bulunan çocuğun cebir, tehdit veya hile olmaksızın kendi özgür iradesiyle evden ayrılıp bir yerde kalması halinde TCK m. 109 suçu oluşmaz (şartları varsa TCK m. 234 çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu tartışılır).
- Etkin Pişmanlıkta (TCK m. 110) "Soruşturmaya Başlanmadan Önce" Şartı: Kolluk kuvvetlerinin veya Cumhuriyet savcılığının olaydan haberdar olup arama/yakalama faaliyetine başlamasından sonra ya da polis baskını korkusuyla mağdurun bırakılması halinde TCK m. 110 etkin pişmanlık hükmü uygulanamaz.
- Birden Fazla Mağdura Karşı Tek Fiille İşlenme: Aynı araçta veya odada bulunan birden fazla kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması halinde TCK m. 43/2 uygulanmaz; özgürlük kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olduğundan mağdur sayısınca ayrı suç oluşur.
Ceza Muhakemesi Süreci: Soruşturmadan Kanun Yoluna
1. Soruşturma Aşaması (CMK m. 158-174)
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihbar veya şikâyet üzerine delillerin toplanması, şüpheli ifadesinin alınması ve koruma tedbirlerinin (adli kontrol/tutuklama) değerlendirilmesi.
2. Alternatif Çözüm Yolları (CMK m. 253 / TCK m. 75)
Suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamında olması halinde kamu davası açılmadan önce uzlaştırma bürosu veya önödeme ihtarı işlemlerinin yürütülmesi.
3. İddianamenin Değerlendirilmesi ve Kovuşturma (CMK m. 170-222)
Yeterli şüphe oluştuğunda düzenlenen iddianamenin görevli mahkemece kabulü ile kovuşturma (duruşma) aşamasına geçilmesi ve delillerin tartışılması.
4. Hüküm ve Bireyselleştirme Kurumları (CMK m. 223, 231 / TCK m. 50-51)
Yargılama sonunda beraat, mahkûmiyet, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, erteleme veya koşulları varsa HAGB kararı verilmesi.
5. Kanun Yolları ve İnfaz (CMK m. 272-307 / 5275 s. Kanun)
İlk derece mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve koşulları varsa Yargıtay (Temyiz) denetimi.
Sık Sorulan Sorular
Evlilik vaadiyle 16 yaşındaki bir kız çocuğunun rızasıyla kaçması kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu mudur?
Yargıtay içtihatlarına göre 15 yaşını tamamlamış (16-18 yaş arası) çocuğun cebir, tehdit veya hile olmaksızın kendi rızasıyla gitmesi halinde TCK m. 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) suçu oluşmaz; ancak kanuni temsilcisinin rızası dışında evi terk eden çocuğu ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutan kişi hakkında TCK m. 234/3 (çocuğun kaçırılması ve alıkonulması) suçu oluşur. Çocuğun 15 yaşını tamamlamamış olması halinde ise rızası geçersiz olduğundan doğrudan TCK m. 109 suçu oluşur.
Tartışma sırasında eşini odaya kilitleyen kişi hangi suçtan yargılanır?
Eşin kısa bir süre için dahi olsa odaya veya eve kilitlenmesi TCK m. 109/1 ve TCK m. 109/3-e (eşe karşı işlenme) uyarınca nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur; eğer kilitleme sırasında cebir veya tehdit de kullanılmışsa TCK m. 109/2 ve m. 109/3-e uyarınca 4 yıldan 14 yıla kadar hapis istemiyle yargılanır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür mü?
Hayır. Suçun takibi şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz; şikâyetten vazgeçilse dahi kamu davası resen devam eder.
TCK m. 110 etkin pişmanlık hükmünden yararlanmanın şartları nelerdir?
Failin, suç nedeniyle henüz savcılık veya kolluk tarafından soruşturmaya başlanmadan önce, mağdurun şahsına (bedenine veya cinsel dokunulmazlığına) hiçbir zarar vermeksizin onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakması gerekir.
İlgili Ceza Kanunları, Muhakeme Kurumları ve Başvuru Dilekçeleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Ceza Mevzuatı
İlgili Dilekçe Rehberleri
Ceza Muhakemesi & İnfaz Kurumları
- HAGB (CMK m. 231)
- KYOK / Takipsizlik (CMK m. 172)
- Tutuklama & Adli Kontrol (CMK m. 100)
- Etkin Pişmanlık & Haksız Tahrik (TCK m. 29, 168)
- Uzlaştırma & Önödeme (CMK m. 253)
- Basit Yargılama & Seri Muhakeme (CMK m. 250-251)
- Denetimli Serbestlik & İnfaz (5275 s. K.)
- Erteleme & Seçenek Yaptırımlar (TCK m. 50-51)
Bu sayfada yer alan ceza hukuku bilgileri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili özel ceza kanunları hükümleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ceza soruşturması ve kovuşturması somut olayın delil durumuna göre değerlendirilir.