Mesaj yazın

Kişilere Karşı Suçlar · 5237 s. TCK m. 97-98

Terk Suçu ile Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK m. 97-98)

TCK m. 97 kapsamında koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki yaşlı, hasta veya çocuğu terk suçu ile TCK m. 98 kapsamında yaralı veya çaresiz kişiye yardım/bildirim yükümlülüğünün ihlali ve önödeme kuralları.

Kanuni Dayanak5237 s. TCK m. 97-98
Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesi (TCK m. 97/2 kapsamında ağırlaşmış neticeye göre Ağır Ceza Mahkemesi olabilir)
Şikâyet ve Uzlaştırma RejimiHer iki suç da şikâyete tabi değildir ve CMK m. 253 uzlaştırma kapsamı dışındadır; ancak TCK m. 98/1 suçu TCK m. 75/6-a uyarınca doğrudan önödemeye tabidir
Dava Zamanaşımı Süresi8 yıl olağan dava zamanaşımı (TCK m. 66/1-e); TCK m. 97/2 ağırlaşmış hallerde asıl suçun zamanaşımı süresi
Kanuni Ceza SınırıTerk (TCK m. 97/1): 3 aydan 2 yıla kadar hapis; Yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK m. 98/1): 1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası; ölüm neticesinde (TCK m. 98/2): 1 yıldan 3 yıla kadar hapis

Suçun Hukuki Tanımı, Korunan Değer ve Unsurları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli" bölümünde yer alan terk suçu (TCK m. 97) ile yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu (TCK m. 98), hayatını ve sağlığını tek başına koruyamayacak durumda bulunan kişilerin yaşam ve beden bütünlüğünü güvence altına alan tehlike suçlarıdır.

İki suç tipi arasındaki temel fark, failin mağdura karşı önceden var olan hukuki bir "koruma ve gözetim yükümlülüğü" (garantörlük) taşıyıp taşımadığıdır. Terk suçu (TCK m. 97), yalnızca yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan kişiye karşı kanundan, sözleşmeden veya öngelen tehlikeli eylemden kaynaklanan koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler (örneğin anne-baba, vasi, bakıcı, hastane personeli) tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. Buna karşılık TCK m. 98, aralarında özel bir koruma yükümlülüğü bulunmasa dahi insani dayanışma gereği herkes tarafından işlenebilen genel bir ihmali suçtur.

Usul hukuku bakımından her iki suç da şikâyete tabi olmayıp resen soruşturulur ve CMK m. 253 uzlaştırma kapsamında yer almaz. Ancak çok önemli bir usul kuralı olarak; TCK m. 98/1’de düzenlenen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun temel şekli, TCK m. 75/6-a fıkrasında açıkça sayıldığı için "önödeme" kapsamındadır. Cumhuriyet savcısı tarafından önödeme ihtarı yapılmadan doğrudan iddianame düzenlenmesi halinde iddianamenin iadesi veya durma kararı gündeme gelir.

Temel Şekli, Nitelikli Halleri ve Ceza Hükümleri

5237 s. TCK m. 97-98

Terk Suçunun Temel Şekli ve Koruma/Gözetim Yükümlülüğü (TCK m. 97/1)

Yaşı (küçüklük veya ileri yaşlılık) ya da hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suç, mağdurun korumasız biçimde kendi haline bırakılmasıyla tamamlanır; somut bir zararın doğması şart değildir.

5237 s. TCK m. 97-98

Terk Dolayısıyla Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Meydana Gelmesi (TCK m. 97/2)

Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, TCK m. 23 neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Ancak fail yeni doğan bebeği veya hastayı "öldürme kastıyla" ıssız ve kurtulma imkânı olmayan bir yere bırakmışsa, terk suçu değil TCK m. 83 kapsamında "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" suçu oluşur.

5237 s. TCK m. 97-98

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK m. 98/1)

Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara (112 Acil, kolluk vb.) bildirmeyen kişi, 1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

5237 s. TCK m. 97-98

TCK m. 98/1 Suçunda Önödeme Zorunluluğu (TCK m. 75/6-a)

7188 sayılı Kanun değişikliğiyle TCK m. 75/6-a bendine açıkça TCK m. 98/1 eklenmiştir. Bu nedenle TCK m. 98/1 suçunda şüpheliye soruşturma aşamasında önödeme önerisinde bulunulması zorunludur; önödeme şartları yerine getirilirse kamu davası açılmaz.

5237 s. TCK m. 97-98

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Sonucu Ölüm (TCK m. 98/2)

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, fail hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fıkra önödeme kapsamı dışındadır.

Yargıtay Uygulama İlkeleri ve İspat Kriterleri

  • Terk Suçu (TCK m. 97) ile Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK m. 83) Ayrımı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararlarına göre; yeni doğan bir bebeğin kısa sürede bulunabileceği hastane kapısı, cami avlusu veya kalabalık bir bina girişine bırakılması halinde kastın öldürmeye yönelik olmaması nedeniyle TCK m. 97 terk suçu oluşur. Buna karşılık bebeğin kimsenin geçmediği ormanlık alana, çöp konteynerine veya dondurucu soğukta ıssız bir yere bırakılması halinde doğrudan veya olası kastla TCK m. 83 (ihmali davranışla kasten öldürme) suçu oluşur.
  • Trafik Kazası Sonrası Yaralıyı Bırakıp Kaçma (Yargıtay 12. CD): Trafik kazasına sebebiyet veren sürücünün, çarptığı yaralıya yardım etmeden ve 112’ye haber vermeden olay yerinden kaçması halinde, öngelen tehlikeli eyleminden dolayı garantör konumuna geçtiği kabul edilir. Olayda hem taksirle yaralama (TCK m. 89) hem de koşullarına göre TCK m. 97 veya TCK m. 98/1 hükümlerinin uygulanabilirliği tartışılır.
  • Mağdurun "Kendi Haline" Bırakılması Kavramı: Terk suçunun oluşması için mağdurun yardım alamayacağı korumasız bir ortama bırakılması gerekir. Örneğin çocuğun bir akrabasına veya komşuya teslim edilerek gidilmesi halinde mağdur kendi haline bırakılmış sayılmayacağından TCK m. 97 suçu oluşmaz (koşulları varsa TCK m. 233 aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali incelenir).
  • Hâl ve Koşulların Elverdiği Ölçüde Yardım Kriteri (TCK m. 98): Yardım edecek kişinin kendi hayatını veya sağlığını ciddi bir tehlikeye atmadan yardım etmesi beklenir; bizzat müdahale etmesinin tehlikeli olduğu durumlarda dahi derhal yetkili makamlara (112, polis, jandarma) bildirimde bulunması TCK m. 98/1 sorumluluğunu ortadan kaldırır.

Ceza Muhakemesi Süreci: Soruşturmadan Kanun Yoluna

5271 Sayılı CMK

1. Soruşturma Aşaması (CMK m. 158-174)

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihbar veya şikâyet üzerine delillerin toplanması, şüpheli ifadesinin alınması ve koruma tedbirlerinin (adli kontrol/tutuklama) değerlendirilmesi.

5271 Sayılı CMK

2. Alternatif Çözüm Yolları (CMK m. 253 / TCK m. 75)

Suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamında olması halinde kamu davası açılmadan önce uzlaştırma bürosu veya önödeme ihtarı işlemlerinin yürütülmesi.

5271 Sayılı CMK

3. İddianamenin Değerlendirilmesi ve Kovuşturma (CMK m. 170-222)

Yeterli şüphe oluştuğunda düzenlenen iddianamenin görevli mahkemece kabulü ile kovuşturma (duruşma) aşamasına geçilmesi ve delillerin tartışılması.

5271 Sayılı CMK

4. Hüküm ve Bireyselleştirme Kurumları (CMK m. 223, 231 / TCK m. 50-51)

Yargılama sonunda beraat, mahkûmiyet, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, erteleme veya koşulları varsa HAGB kararı verilmesi.

5271 Sayılı CMK

5. Kanun Yolları ve İnfaz (CMK m. 272-307 / 5275 s. Kanun)

İlk derece mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve koşulları varsa Yargıtay (Temyiz) denetimi.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazası görüp durmadan geçen diğer sürücüler suç işlemiş olur mu?

Kazaya karışmamış olsa bile yolda yaralı ve kendini idare edemeyecek durumda birini gören kişinin, başka kimsenin yardım etmediği bir ortamda hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmemesi veya en azından derhal 112 Acil Çağrı Merkezine bildirimde bulunmaması TCK m. 98/1 suçunu oluşturur.

Yaşlı anne veya babayı huzurevine ya da hastaneye bırakıp gitmek terk suçu mudur?

Kişi usulüne uygun olarak bir bakım kurumuna yerleştirilmişse terk suçu oluşmaz. Ancak kendini idare edemeyecek derecede demans/Alzheimer hastası veya yatalak olan yaşlı bir bireyin hastane koridoruna ya da sokağa kimliksiz ve sahipsiz şekilde bırakılıp kaçılması TCK m. 97 terk suçunu oluşturur.

TCK m. 98/1 suçunda önödeme nasıl uygulanır?

Cumhuriyet savcılığı, TCK m. 98/1’deki cezanın alt sınırı olan adlî para cezasını (maktu miktar) ve soruşturma giderlerini 10 gün içinde (veya 3 eşit taksitle) ödemesi için şüpheliye ihtarda bulunur. Ödeme yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Terk veya yardım yükümlülüğünün ihlali suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. Her iki suç da takibi şikâyete bağlı değildir ve CMK m. 253’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma prosedürü uygulanmaz.

Bu sayfada yer alan ceza hukuku bilgileri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili özel ceza kanunları hükümleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ceza soruşturması ve kovuşturması somut olayın delil durumuna göre değerlendirilir.

Mesaj yazın