Mesaj yazın

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku · 5271 s. CMK m. 309-310 / 6100 s. HMK m. 363

Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309) ve Kanun Yararına Temyiz (HMK m. 363)

İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hukuka aykırı kararlara karşı Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla başvurulan olağanüstü kanun yolu.

Hukuki Terim / KurumKanun Yararına Bozma (CMK m. 309) ve Kanun Yararına Temyiz (HMK m. 363)
Hukuk DalıCeza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Yasal Dayanak5271 s. CMK m. 309-310 / 6100 s. HMK m. 363

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

Hem ceza muhakemesinde (5271 sayılı CMK m. 309-310) hem de medeni usul hukukunda (6100 sayılı HMK m. 363), olağan kanun yolları (istinaf veya temyiz) tüketilmeden kesinleşen (örneğin miktar itibarıyla kesin olan veya süresi içinde istinaf/temyiz edilmediği için kesinleşen ya da itiraz üzerine kesin olarak verilen) karar ve hükümlerdeki açık hukuka aykırılıkların giderilmesi ve ülke genelinde hukukun doğru ve yeknesak uygulanmasının sağlanması amacıyla "kanun yararına bozma (yazılı emir)" / "kanun yararına temyiz" olağanüstü kanun yolu düzenlenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki; istinaf veya Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek (esas yönünden incelenerek) kesinleşmiş kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemez!

Ceza muhakemesinde CMK m. 309/1 uyarınca hâkim veya mahkeme tarafından verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen "Adalet Bakanlığı", o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir (buna ek olarak CMK m. 310 uyarınca bazı hallerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da resen bu yetkiyi kullanabilir). Yargıtay ilgili ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse karar veya hükmü "kanun yararına bozar" (CMK m. 309/3). Bozma nedenleri ve sonuçları CMK m. 309/4'te dört bent halinde ayrılmıştır: a) CMK m. 223'te tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara (ret, düşme veya durma) ya da savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, karar bozulur ve "yeniden inceleme ve araştırma yapılmak üzere" mahkemesine gönderilir. b) Mahkûmiyet hükmünün davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, karar bozulur ve yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir; ancak "bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz"! c) Davanın esasını çözen ve cezayı ortadan kaldırmayı veya azaltmayı gerektiren nedenlere (örneğin sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûm edilmesi veya fazla ceza tayini) ilişkin ise, Yargıtay dairesi bizzat "hükümlünün cezasının kaldırılmasına ya da daha hafif bir cezanın verilmesine" karar verir! d) Bozma, "hukuka aykırı olarak cezanın kaldırılmasına (örneğin haksız beraat kararına) veya daha az ceza verilmesine" ilişkin ise, Yargıtay kararı sadece kanun yararına bozar; ancak bu bozma "sanığın/hükümlünün aleyhine sonuç doğurmaz" ve yeniden yargılama yapılamaz!

Medeni usul hukukunda (Hukuk ve İcra Mahkemesi kararlarında) ise HMK m. 363 uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek "Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı" tarafından "kanun yararına temyiz" yoluna başvurulabilir. Ceza muhakemesinden (CMK m. 309/4-c'den) çok önemli farkı şudur: HMK m. 363/2 uyarınca medeni usul hukukunda temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde karar kanun yararına bozulur; ancak "bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz!" Yani hukuk davalarında kanun yararına bozma yalnız mahkemelere emsal göstermek amacıyla Resmi Gazete'de yayımlanır, taraflar arasındaki kesin hükmü ve icrayı değiştirmez.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Kanun yararına bozma (CMK m. 309) ve kanun yararına temyiz (HMK m. 363) yalnız "istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen" kararlara karşı işletilebilir.
  • Taraflar (sanık, katılan, davacı, davalı) doğrudan Yargıtay'a kanun yararına bozma dilekçesi veremez; Adalet Bakanlığına (Ceza veya Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne) ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak bu yolun işletilmesini talep ederler.
  • Ceza muhakemesinde (CMK m. 309/4-a, b, c) kanun yararına bozma "sanığın/hükümlünün lehine" ise hukuki sonuç doğurur; mahkûmiyet veya ceza kaldırılır ya da yeniden yargılama yapılır.
  • Ceza muhakemesinde bozma "sanığın aleyhine" ise (örneğin beraat kararının bozulması - CMK m. 309/4-d) aleyhe sonuç doğurmaz ve sanık yeniden yargılanıp cezalandırılamaz (CMK m. 310/2 istisnası hariç).
  • Hukuk muhakemesinde (HMK m. 363/2) ise kanun yararına bozma hiçbir halde (leh veya aleyh ayrımı olmaksızın) kesinleşmiş kararın taraflar bakımından hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309) ve Kanun Yararına Temyiz (HMK m. 363) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sulh Ceza Hâkimliğinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (KYOK) yapılan itirazı kesin olarak reddetmesi üzerine kanun yararına bozma yoluna gidilebilir mi?

Evet. Sulh Ceza Hâkimliğinin KYOK itirazının reddine ilişkin kararları istinaf ve temyize kapalı olarak kesinleştiğinden, soruşturmanın eksik yürütüldüğü (etkili soruşturma yapılmadığı) gerekçesiyle Adalet Bakanlığına başvurularak CMK m. 309/4-a uyarınca kanun yararına bozma talep edilebilir; Yargıtay kararı bozarsa soruşturma dosyası yeniden açılır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir mi?

7499 sayılı Kanun ile 01.06.2024 tarihinden itibaren verilen HAGB kararlarına karşı "istinaf" yolu açılmıştır. İstinaf edilmeksizin kesinleşen HAGB kararları ile önceki dönemde itiraz üzerine kesinleşen HAGB kararlarındaki açık hukuka aykırılıklara karşı CMK m. 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmektedir.

Kanun yararına bozma yoluna başvurmak için kanunda öngörülmüş bir süre sınırı var mıdır?

Adalet Bakanlığının CMK m. 309 ve HMK m. 363 uyarınca kanun yararına bozma/temyiz yoluna başvurması herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir (yalnız CMK m. 310/2 uyarınca hükümlünün cezasının kaldırılması veya azaltılması amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının resen başvurusu dışındaki hallerde süre sınırlaması dikkate alınır).

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın