Mesaj yazın

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku · 5271 s. CMK m. 135-140

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Teknik Araçlarla İzleme (CMK m. 135, m. 140)

Kuvvetli suç şüphesi ve başka suretle delil elde edilememesi şartıyla katalog suçlarda başvurulan iletişimin dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirleri.

Hukuki Terim / Kurumİletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Teknik Araçlarla İzleme (CMK m. 135, m. 140)
Hukuk DalıCeza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Yasal Dayanak5271 s. CMK m. 135-140

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

Ceza muhakemesinde temel hak ve özgürlüklere (Anayasa m. 20 özel hayatın gizliliği ve m. 22 haberleşme hürriyeti) en ağır müdahale teşkil eden koruma tedbirlerinden biri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 135'te düzenlenen "telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi"dir. CMK m. 135/1 uyarınca bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, "suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı" ve "başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması" (ikincillik / son çare ilkesi) durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi; dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri (HTS / baz istasyonu verileri) değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhal hâkimin onayına sunar ve hâkim kararını en geç "yirmidört saat içinde" verir; sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

Kanun koyucu "iletişimin tespiti" (yani iletişimin içeriğine müdahale etmeksizin kimlerin kiminle, ne zaman, hangi baz istasyonundan görüştüğünü gösteren geçmişe dönük HTS kayıtlarının getirtilmesi - CMK m. 135/6) ile "iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi" arasında çok önemli bir kapsam ayrımı yapmıştır: İletişimin tespiti (HTS) katalog suç sınırlamasına tabi olmaksızın tüm suçlar için hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla yapılabilirken; iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi "yalnızca CMK m. 135/8'de sınırlı olarak sayılan katalog suçlar" (örneğin kasten öldürme, uyuşturucu madde ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, irtikap, nitelikli hırsızlık ve yağma, nitelikli dolandırıcılık, anayasal düzene karşı suçlar vb.) bakımından uygulanabilir. CMK m. 135/4 uyarınca tedbir kararı "en çok iki ay" için verilebilir; bu süre, "bir ay" daha uzatılabilir. Ancak örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında "bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek" üzere sürenin uzatılmasına karar verebilir (toplam azami 2+1+3 = 6 ay). Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi (CMK m. 135/3) ve müdafii ile olan iletişimi (CMK m. 136) kayda alınamaz.

CMK m. 140'ta düzenlenen "teknik araçlarla izleme" ise, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerinin teknik araçlarla (ses veya görüntü alma cihazlarıyla) izlenmesi, ses veya görüntü kaydına alınmasıdır; kişinin "konutunda" teknik araçlarla izleme tedbiri kesinlikle uygulanamaz (CMK m. 140/1). Bu tedbire de yalnız CMK m. 140/1-a'da sayılan katalog suçlarda, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilememesi halinde hâkim (veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde 24 saat içinde hâkim onayına sunulmak üzere savcı) kararıyla başvurulabilir. Teknik araçlarla izleme kararı "en çok üç haftalık" süre için verilebilir; bu süre gerektiğinde "bir hafta" daha uzatılabilir (örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda her defasında bir haftadan fazla olmamak ve toplam dört haftayı geçmemek üzere ek uzatma mümkündür - CMK m. 140/3). Hem CMK m. 135 hem de CMK m. 140 kapsamındaki tedbirler sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak katalog suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek "tesadüfen elde edilen deliller" (CMK m. 138/2) muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması (CMK m. 135) ile teknik araçlarla izleme (CMK m. 140) tedbirlerine yalnız kanunda tek tek sayılan "katalog suçlar" için, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve "başka suretle delil elde edilememesi" halinde başvurulabilir.
  • İletişimin tespiti (geçmişe dönük arama/mesaj trafiği ve baz istasyonu HTS kayıtlarının celbi - CMK m. 135/6) ise katalog suç sınırlamasına tabi değildir; her suç için hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan halde savcı kararıyla istenebilir.
  • İletişimin dinlenmesi kararı en çok 2 ay için verilir ve 1 ay uzatılabilir; örgütlü suçlarda toplam 3 ayı geçmemek üzere birer aylık ek uzatmalar yapılabilir (azami toplam 6 ay - CMK m. 135/4).
  • Teknik araçlarla izleme (CMK m. 140) yalnız kamuya açık yerlerde ve işyerinde uygulanabilir; kişinin "konutunda" ses veya görüntü kaydı alınması kesin olarak yasaktır (CMK m. 140/1).
  • Dinleme sırasında tesadüfen elde edilen delillerin (CMK m. 138/2) hükme esas alınabilmesi için yeni tespit edilen suçun da CMK m. 135/8'deki katalog suçlardan olması ve derhal savcılığa bildirilmesi şarttır.

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Teknik Araçlarla İzleme (CMK m. 135, m. 140) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bir kişinin kendisine karşı işlenen hakaret, tehdit veya şantaj suçunu kanıtlamak amacıyla konuşmanın tarafı olarak aldığı ses veya görüntü kaydı hukuka uygun delil sayılır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan (ani gelişen) bir suçla ilgili olarak, "bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı" ani durumlarda kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazası amacıyla (önceden kurgulanmış ve sistematik bir plan olmaksızın) tarafı olduğu görüşmeyi kaydetmesi hukuka aykırı sayılmaz ve delil olarak kabul edilir.

Yalnızca iletişimin dinlenmesi (TAPE) kayıtlarına veya HTS baz eşleşmesine dayanılarak mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenmesi tutanakları (tapeler) ve HTS baz kayıtları tek başına mahkûmiyete yeterli kesin delil niteliğinde değildir; bu kayıtların maddi bulgularla (ele geçirilen suç eşyası, fiziki takip tutanakları, para hareketleri, tanık beyanları vb.) somut olarak desteklenmesi ve doğrulanması şarttır.

Hakkında iletişimin dinlenmesi tedbiri uygulanan ancak kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) karar verilen kişiye bu durum bildirilir mi ve kayıtlar ne olur?

Evet. CMK m. 137/3-4 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya hâkim onayının alınamaması halinde, tedbirin uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhal son verilir; yapılan kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç "on gün içinde" yok edilerek tutanağa bağlanır ve soruşturma evresinin bitiminden itibaren en geç "onbeş gün içinde" ilgili kişiye yazılı olarak bilgi verilir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın