Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
"Yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme)", kesinleşmiş bir mahkeme hükmünün (maddi anlamda kesin hükmün) temelini sarsan çok ağır maddi ve hukuki hataların ortaya çıkması halinde, hükmü veren mahkemece davanın yeniden açılarak görülmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Ceza muhakemesinde 5271 sayılı CMK m. 311-323 arasında, medeni usul hukukunda ise 6100 sayılı HMK m. 374-381 arasında düzenlenmiştir. Ceza muhakemesinde yargılamanın yenilenmesi "hükümlü lehine" (CMK m. 311) ve "sanık veya hükümlü aleyhine" (CMK m. 314) olmak üzere ikiye ayrılır. CMK m. 311/1 uyarınca kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hallerde "hükümlü lehine" olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise, d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile bozulmuş ise, e) "Yeni olaylar veya yeni deliller" ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kesinleşmiş kararıyla" tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine AİHM'e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi (keza 6216 sayılı Kanun m. 50/2 uyarınca Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruda "yeniden yargılama" yönündeki ihlal kararı).
Ceza muhakemesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istemi "herhangi bir süreye tabi değildir" (AİHM kararına dayanan başvurularda AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde - CMK m. 311/2). Hatta CMK m. 313 uyarınca "cezanın infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü", yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz; ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri (bunlar yoksa Adalet Bakanı) yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilirler. Yargılamanın yenilenmesi istemi doğrudan "cezanın infazını ertelemez"; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (CMK m. 312). İstem, hükmü veren mahkemeye sunulur; ancak "aslına ilişkin kararı veren hâkim, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair karara ve yenilenen yargılamaya katılamaz" (CMK m. 23/3)! Mahkeme istemi kabule değer bulursa delilleri toplar (CMK m. 320), ardından duruşma açarak önceki hükmün onaylanmasına ya da iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verilmesine karar verir; yenilenmesi istemi yalnız hükümlü lehine yapılmışsa "yeni hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez" (CMK m. 323/2) ve beraat eden kişi önceki haksız infaz nedeniyle tazminat isteyebilir.
Medeni usul hukukunda ise HMK m. 375/1'de yargılamanın yenilenmesi sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır: Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, davaya bakması yasak olan veya reddi kabul edilen hâkimin karar vermiş olması, vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması, yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin karardan sonra ele geçirilmiş olması, senet sahteliği, yalan tanıklık, gerçeğe aykırı bilirkişi raporu, lehine karar verilen tarafın yalan yere yemin ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması, hükme esas alınan başka bir hükmün kesinleşmiş bir kararla ortadan kalkması, "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması", bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra aleyhine hüküm verilen tarafın "karara esas alınan senedin hüküm verilmeden önce tamamen veya kısmen ödendiğine veya başka bir sebeple senedin hükümsüz olduğuna dair elinde yazılı delil bulunup da bunu kendi kusuru olmaksızın önceki davada ileri sürememiş olması", aynı taraflar ve aynı dava sebebiyle önceki hükme aykırı ikinci bir kesin hüküm verilmesi ve karara AİHM'ce (veya AYM'ce) ihlal kararı verilmesi. HMK m. 377 uyarınca hukuk davalarında yargılamanın yenilenmesi süresi, sebebin öğrenildiği/kesinleştiği tarihten itibaren "üç ay" ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren "on yıl"dır (kesin hüküm çelişkisinde ise ilama ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresi boyunca).
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- Ceza muhakemesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311) süreye tabi değildir; ceza infaz edilmiş veya hükümlü vefat etmiş olsa dahi yakınları tarafından her zaman istenebilir (CMK m. 313).
- En sık başvurulan sebep olan "yeni olay veya yeni delil" (CMK m. 311/1-e), ilk yargılamada mahkemece bilinmeyen/değerlendirilmeyen ve beraati veya daha hafif cezayı gerektirecek nitelikte olan delildir.
- Önceki hükmün verilmesine katılmış olan hâkim, yargılamanın yenilenmesi isteminin değerlendirilmesine ve yenilenen yargılamaya katılamaz (CMK m. 23/3).
- Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kendiliğinden infazı durdurmaz; ancak mahkemeden "infazın geri bırakılması veya durdurulması" (CMK m. 312 / HMK m. 381 - teminat karşılığı) talep edilebilir.
- Hukuk davalarında (HMK m. 377) yargılamanın yenilenmesi süresi sebebin öğrenilmesinden itibaren "3 ay" ve her halde hükmün kesinleşmesinden itibaren "10 yıl"dır.
Yargılamanın Yenilenmesi (İade-i Muhakeme) Olağanüstü Kanun Yolu (CMK m. 311 / HMK m. 374) Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hüküm kesinleştikten sonra mağdurun veya tanığın notere giderek "Önceki ifadem yanlıştı, şikâyetçi değilim, sanık yapmadı" şeklinde beyan vermesi tek başına yargılamanın yenilenmesini sağlar mı?
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; hüküm kesinleştikten sonra mağdurun veya tanığın soyut olarak ifadelerini değiştirmesi tek başına CMK m. 311/1-e anlamında "yeni delil" sayılmaz; ancak yalan tanıklığın kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle sabit olması (CMK m. 311/1-b, m. 316) veya yeni beyanın maddi ve objektif başka kanıtlarla desteklenmesi halinde yargılamanın yenilenmesi kabul edilir.
Anayasa Mahkemesine (AYM) yapılan bireysel başvuru sonucunda "adil yargılanma hakkının ihlali" kararı verilirse yargılama nasıl yenilenir?
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 50/2 uyarınca tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, AYM ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için "dosyayı resen ilgili mahkemeye gönderir"; ilgili mahkeme tarafların ayrıca başvurusunu beklemeksizin dosya üzerinden veya duruşma açarak yeniden yargılama yapar ve ihlali gideren yeni bir karar verir.
Hukuk davasında yargılamanın yenilenmesi (HMK m. 374) hangi mahkemeden istenir ve icrayı durdurur mu?
HMK m. 378 ve m. 381 uyarınca yargılamanın yenilenmesi davası, "hükmü veren mahkemede" açılır. Dava açılması tek başına hükmün icrasını durdurmaz; ancak dava veya hükmün niteliğine göre mahkeme, talep üzerine "teminat karşılığında" icranın durdurulmasına karar verebilir (yargılamanın yenilenmesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa teminat aranmaz).
Yargılamanın Yenilenmesi (İade-i Muhakeme) Olağanüstü Kanun Yolu (CMK m. 311 / HMK m. 374) İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.