Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 6100 s. HMK m. 334-340

Adli Yardım (HMK m. 334-340)

Yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişilerin harç ve gider avansından geçici olarak muaf tutulması.

Hukuki Terim / KurumAdli Yardım (HMK m. 334-340)
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak6100 s. HMK m. 334-340

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 334-340 hükümlerinde düzenlenen "adli yardım" (müzaheret-i adliye), Anayasa m. 36'da güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkının ekonomik engeller nedeniyle kullanılamamasını önleyen sosyal bir usul kurumudur. HMK m. 334/1 uyarınca "kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler." Kamuya yararlı dernek ve vakıflar da haklı göründükleri ve mali güçleri yetmediği takdirde bu haktan yararlanabilir.

HMK m. 335 uyarınca adli yardım kararı, ilgiliye şu imkanları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet, b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet, c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin (bilirkişi, keşif, tebligat vb.) Devlet tarafından avans olarak ödenmesi, d) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere baro tarafından bir avukat temini. Adli yardım talebi, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden (icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki İcra Mahkemesinden) istenir; kanun yollarına başvuru sırasında ise Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtaydan da talep edilebilir (HMK m. 336).

Mahkeme adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın dosya üzerinden karar verebilir. Adli yardım talebinin reddine ilişkin mahkeme kararlarına karşı, tebliğinden itibaren "bir hafta" içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir (HMK m. 337/2). Önemle belirtilmelidir ki adli yardım tam ve kesin bir bağışlama değildir; geçici bir ertelemedir: HMK m. 339 uyarınca adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar, dava veya takip sonunda "haksız çıkan kişiden" (adli yardımdan yararlanan taraf davayı kaybederse kendisinden, kazanırsa karşı taraftan) tahsil olunur; ancak adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması ve ödemenin kendisini mağdur edeceğinin anlaşılması halinde mahkeme onu ödemeden kısmen veya tamamen muaf tutabilir (HMK m. 339/2).

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Adli yardım için iki temel şart aranır: 1) Kişinin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olması (yoksulluk), 2) Talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması (HMK m. 334).
  • Talepte bulunan kişi ekonomik durumunu gösteren belgeleri (SGK, tapu, araç, vergi kayıtları, maaş bordrosu veya muhtarlık belgesi) mahkemeye sunmak zorundadır (HMK m. 336/2).
  • Adli yardım kararı, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz; hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m. 335/3).
  • Adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı tebliğden itibaren 1 hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz reddedilirse harç ve gider avansını yatırmak için 2 haftalık kesin süre verilir (HMK m. 337).
  • İdari yargıda açılan iptal ve tam yargı davalarında da İYUK m. 31/1 göndermesiyle HMK'nın adli yardım hükümleri birebir uygulanır.

Adli Yardım (HMK m. 334-340) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Üzerine kayıtlı bir evi veya aracı bulunan kişi adli yardımdan yararlanabilir mi?

Kişinin bizzat ailesiyle birlikte içinde oturduğu mütevazı tek konutunun bulunması, nakit geliri ve ödeme gücü yoksa ve dava harcı çok yüksekse tek başına adli yardım talebinin reddine neden olmaz. Ancak kişinin birden fazla taşınmazı, ticari aracı veya düzenli yüksek geliri varsa geçimini zor duruma düşürmeden giderleri ödeyebileceği kabul edilerek talep reddedilir.

Adli yardımlı açılan davayı kaybedersem karşı tarafın avukatına vekâlet ücreti öder miyim?

Evet. HMK m. 335 ve m. 339 uyarınca adli yardım yalnız yargılama giderleri ve harçlardan Devlet nezdinde geçici muafiyet sağlar; davayı kaybeden adli yardımlı davacı, haklı çıkan davalı tarafın vekili için hükmedilecek karşı vekâlet ücretini ödemekten muaf değildir.

Baro adli yardım bürosundan ücretsiz avukat görevlendirilmesi mahkemede harç muafiyeti de sağlar mı?

Hayır, ikisi birbirinden bağımsızdır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176 vd. uyarınca Baro Adli Yardım Bürosunca avukat görevlendirilmesi yalnız avukatlık hizmetini kapsar; dava açılırken harç ve gider avansı ödenmemesi için ayrıca mahkemeden HMK m. 334 uyarınca adli yardım kararı talep edilmesi gerekir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın