Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 6100 s. HMK m. 307-315

Davadan Feragat, Davayı Kabul ve Sulh

Davacının talep sonucundan vazgeçmesi (feragat), davalının talep sonucuna muvafakat etmesi (kabul) ve tarafların karşılıklı anlaşmasıyla (sulh) davanın sona ermesi.

Hukuki Terim / KurumDavadan Feragat, Davayı Kabul ve Sulh
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak6100 s. HMK m. 307-315

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 307-315 hükümlerinde düzenlenen "davadan feragat", "davayı kabul" ve "sulh", mahkemenin esasa ilişkin yargılama yapmasına gerek bırakmaksızın davayı taraf iradeleriyle sona erdiren ve kesin bir mahkeme hükmü gibi hukuki sonuç doğuran işlemlerdir. "Davadan feragat" (HMK m. 307), davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragati "davanın geri alınması" (HMK m. 123) ile karıştırmamak gerekir: Davanın geri alınmasında davacı karşı tarafın açık rızasıyla yalnız o davayı takipten vazgeçer ve ileride davayı yeniden açabilir; davadan feragatte ise karşı tarafın ve mahkemenin rızası aranmaz, davacı yalnız o davadan değil "dava konusu haktan" da kesin olarak vazgeçer ve aynı davayı bir daha açamaz.

"Davayı kabul" (HMK m. 308), davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda (örneğin alacak ve tazminat davalarında) hüküm doğurur; kamu düzenine ilişkin davalarda (boşanma, babalık, nüfus kaydının düzeltilmesi vb.) davalının davayı kabul etmesi tek başına sonuç doğurmaz (HMK m. 308/2). "Sulh" (HMK m. 313) ise görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları iki taraflı sözleşmedir.

Feragat, kabul ve sulh; dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak tutanağa geçirilmek suretiyle yapılır ve "hüküm kesinleşinceye kadar" (ilk derece, istinaf ve temyiz aşamaları dahil) her zaman yapılabilir (HMK m. 309-310, m. 314). HMK m. 309/4 uyarınca feragat ve kabul "kayıtsız ve şartsız" olmalıdır; şarta bağlı feragat veya kabul geçersizdir (sulh ise HMK m. 313/4 uyarınca şarta bağlı olarak da yapılabilir). HMK m. 311 uyarınca feragat ve kabul (ve m. 315 uyarınca sulh), "kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur"; irade bozukluğu (hata, hile, korkutma) hallerinde ise bunların iptali dava edilebilir. Avukatın müvekkili adına feragat, kabul veya sulh yapabilmesi için vekâletnamesinde bu konuda "özel yetki" (HMK m. 74) bulunması zorunludur.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Davadan feragat ve davayı kabul tek taraflı işlemlerdir; karşı tarafın veya mahkemenin onayına bağlı olmaksızın yapıldığı anda kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m. 311).
  • Feragat ve kabul şarta bağlanamaz (kayıtsız ve şartsız olmalıdır); sulh sözleşmesi ise şarta bağlı yapılabilir (HMK m. 309/4, m. 313/4).
  • Avukatın feragat, kabul veya sulh yapabilmesi için vekâletnamesinde açıkça özel yetki bulunması şarttır (HMK m. 74).
  • Feragat, kabul ve sulh, hüküm kesinleşinceye kadar (istinaf ve temyiz aşamasında dahi) yapılabilir (HMK m. 310, m. 314).
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 22 uyarınca feragat, kabul veya sulh ilk celsede gerçekleşirse karar ve ilam harcının 1/3'ü, daha sonraki aşamalarda gerçekleşirse 2/3'ü alınır.

Davadan Feragat, Davayı Kabul ve Sulh Hakkında Sık Sorulan Sorular

Davadan feragat eden davacı karşı tarafın yargılama giderlerini ve avukatlık (vekâlet) ücretini ödemek zorunda mıdır?

Evet. HMK m. 312/1 uyarınca feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ve karşı taraf vekâlet ücretini ödemeye mahkûm edilir. Ancak taraflar aralarında anlaşarak sulh olmuşlarsa veya feragat protokolünde birbirlerinden yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep etmeyeceklerini mahkemeye bildirmişlerse vekâlet ücretine hükmedilmez.

Davalı ilk duruşmada davayı kabul ederse yargılama gideri ve vekâlet ücretinden kurtulabilir mi?

HMK m. 312/2 uyarınca davalı, "kendi hâl ve tutumuyla dava açılmasına sebebiyet vermemiş" ve "ilk duruşmada da davacının talep sonucunu kabul etmiş" ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez (örneğin daha önce temerrüde düşürülmemiş olan mirasçının veya kasko şirketinin ilk celsede kabulü).

İlk derece mahkemesi karar verdikten sonra istinaf veya temyiz aşamasında davadan feragat edilirse ne olur?

7251 sayılı Kanun ile HMK m. 310'a eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca; hükmün verilmesinden sonra kanun yolu süresi içinde veya dosya istinaf/temyiz mahkemesine gönderildikten sonra feragat veya kabul yapılırsa, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez (gönderilmişse genel inceleme yapılmaz) ve kararı veren mahkemece veya kanun yolu mahkemesince doğrudan feragat/kabul doğrultusunda ek karar veya yeni karar verilir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın