Mesaj yazın

Medeni, Borçlar ve Miras Hukuku · 4721 s. TMK m. 973-996

Zilyetlik Türleri, Zilyetliğin Devri ve Zilyetlik Davaları (TMK m. 973-996)

Bir şey üzerinde fiili hâkimiyet kurma (zilyetlik), asli-fer'i ve dolaylı-dolaysız zilyetlik ayrımı ile zilyetliğin gasp ve saldırıya karşı korunması davaları.

Hukuki Terim / KurumZilyetlik Türleri, Zilyetliğin Devri ve Zilyetlik Davaları (TMK m. 973-996)
Hukuk DalıMedeni, Borçlar ve Miras Hukuku
Yasal Dayanak4721 s. TMK m. 973-996

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 973 uyarınca bir şey üzerinde fiili hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Zilyetlik bir hak değil, eşya üzerindeki fiili egemenlik durumudur; ancak kanun bu fiili duruma mülkiyet karinesi, hakların kazanılması ve zilyetliğin korunması gibi önemli hukuki sonuçlar bağlamıştır. TMK m. 974 uyarınca zilyet, bir sınırlı ayni hak veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim ederse (örneğin malikin evini kiracıya vermesi), bunların ikisi de zilyet olur. Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olanlar "asli zilyet", diğerleri (kiracı, intifa hakkı sahibi, rehin alan) ise "fer'i zilyet"tir. Eşya üzerinde fiili hâkimiyetini doğrudan doğruya sürdüren kimse "dolaysız zilyet", başka bir kişi aracılığıyla sürdüren kimse ise "dolaylı zilyet"tir (TMK m. 975).

Zilyetliğin devri; eşyanın veya eşya üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların (örneğin anahtarın) teslimiyle (TMK m. 977), eşya zaten edinenin elindeyse "kısa elden teslimle", devredenin özel bir hukuki ilişkiye dayanarak eşyayı elinde tutmaya devam etmesi halinde "hükmen teslimle" (TMK m. 979) ya da üçüncü kişinin zilyetliği devam ederken devredenin iade talebini yeni zilyede devretmesi anlamına gelen "zilyetliğin havalesi" yoluyla (TMK m. 980) gerçekleşir.

Kanun koyucu kamu düzenini ve toplumsal barışı korumak amacıyla zilyetliği, arkasında bir hak bulunup bulunmadığına bakmaksızın kuvvet kullanmaya ve zilyetlik davalarına karşı korumuştur. TMK m. 981 uyarınca zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Ayrıca zilyetliği gasp edilen kimse "zilyetliğin geri verilmesi davası" (TMK m. 982), zilyetliği saldırıya uğrayan kimse ise "saldırının sona erdirilmesi davası" (TMK m. 983) açabilir. TMK m. 984 uyarınca gasp ve saldırıdan doğan zilyetlik davası açma hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Malik sıfatıyla hareket eden zilyet "asli zilyet", sınırlı ayni hak veya kişisel hakka dayanan zilyet "fer'i zilyet"tir (TMK m. 974).
  • Zilyet, eşyaya yönelik her türlü gasp veya saldırıyı durumun haklı gösterdiği ölçüde kuvvet kullanarak defedebilir (TMK m. 981).
  • Gasp ve saldırı nedeniyle zilyetlik davası açma süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 ay ve her hâlde fiilden itibaren 1 yıldır (TMK m. 984).
  • Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır (mülkiyet karinesi); iyiniyetli üçüncü kişi emin sıfatıyla zilyetten mülkiyeti kazanır (TMK m. 985, m. 988).
  • 6100 sayılı HMK m. 4/1-c uyarınca taşınır ve taşınmaz mallarda sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Zilyetlik Türleri, Zilyetliğin Devri ve Zilyetlik Davaları (TMK m. 973-996) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Zilyetliğin korunması davası ile mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi (müdahalenin men'i) davası arasındaki fark nedir?

Zilyetlik davası (TMK m. 982-983) mülkiyet hakkını değil sadece fiili hâkimiyeti korur, 2 ay ve 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir ve Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Elatmanın önlenmesi davası (TMK m. 683) ise ayni hakka dayanır, süreye tabi değildir ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.

Çalınan veya kaybedilen bir taşınır malı iyiniyetle satın alan üçüncü kişi malik olur mu?

TMK m. 989 uyarınca taşınırlarda çalınan, kaybolan veya irade dışında elden çıkan eşyada önceki zilyet beş yıl içinde bütün iyiniyetli zilyetlere karşı taşınır davası açabilir. Ancak eşya açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse bedeli ödenmedikçe geri alınamaz.

İdare yoluyla taşınmaz zilyetliğinin korunması (3091 sayılı Kanun) nasıl işler?

3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, taşınmazlara yapılan tecavüz veya müdahalelerde tecavüzün öğrenilmesinden itibaren 60 gün ve her halde 1 yıl içinde valilik veya kaymakamlığa başvurularak idari yoldan hızlı tahliye ve men kararı alınabilir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın