Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 581 uyarınca "kefalet sözleşmesi", kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefili koruma amacıyla kanun koyucu TBK m. 583'te çok sıkı bir "nitelikli yazılı geçerlilik şekli" öngörmüştür: Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı "azami miktar" ile "kefalet tarihi" (müteselsil kefil olunuyorsa bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiği de) kefilin "kendi el yazısıyla" belirtilmedikçe geçerli olmaz. Bu unsurların bilgisayar çıktısı olarak yazılıp altının imzalanması halinde kefalet kesin olarak hükümsüzdür.
Ayrıca TBK m. 584/1 uyarınca evli bir kişinin kefil olabilmesi için (mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça), diğer "eşin yazılı rızasının" en geç sözleşmenin kurulması anında veya daha önce alınması şarttır. Ancak 6455 sayılı Kanunla TBK m. 584/3'e eklenen istisnalar gereği; ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler ile mesleki faaliyet sebebiyle verilen kefaletlerde ve Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kullanılan kredilerde eşin rızası aranmaz. Ayrıca 20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı Yargıtay İBK uyarınca kambiyo senetlerindeki (bono ve çekteki) "aval" işlemlerinde eş rızası şartı uygulanmaz.
Kefalet, "adi kefalet" (TBK m. 585) ve "müteselsil kefalet" (TBK m. 586) olarak ikiye ayrılır. Adi kefalette alacaklı, asıl borçluya başvurup onun hakkındaki takipte kesin aciz belgesi almadıkça kefile başvuramaz (tartışma def'i). Uygulamada neredeyse tüm banka ve ticari sözleşmelerde yer alan "müteselsil kefalette" ise borçlu ifada gecikirse ve ihtar sonuçsuz kalırsa (veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içindeyse), alacaklı asıl borçluyu takip etmeden doğrudan müteselsil kefile başvurabilir. TBK m. 598/3 uyarınca bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak "on yılın" geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- Kefalet sözleşmesinde sorumlu olunacak "azami miktar", "kefalet tarihi" ve "müteselsil kefil ibaresi" bizzat kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır (TBK m. 583).
- Ticari işletme sahibi veya şirket ortağı/yöneticisinin şirket borcuna kefaleti hariç, evli kişinin kefaletinde sözleşme anında eşin yazılı rızası zorunludur (TBK m. 584).
- Kambiyo senetlerine (çek ve bonoya) konulan "aval" şerhinde TBK m. 584'teki eşin rızası şartı aranmaz (Yargıtay İBK 2017/4 E., 2018/5 K.).
- Gerçek kişilerin verdiği her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçmekle kendiliğinden sona erer (TBK m. 598/3).
- TBK m. 603 uyarınca kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesi amacıyla başka adlar altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır.
Adi Kefalet, Müteselsil Kefalet ve Eşin Rızası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kira sözleşmesine kefil olan kişinin sorumluluğu kira sözleşmesi her yıl uzadıkça süresiz devam eder mi?
Hayır. TBK m. 583 ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kira sözleşmesindeki kefilin sorumluluğu geçerli olması için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami parasal tutarın kefilin el yazısıyla sözleşmede belirtilmesi şarttır; aksi halde kefil yalnız ilk kira dönemiyle (veya el yazısıyla yazılan azami miktar ve süreyle) sınırlı sorumlu olur, belirsiz süreli uzamalardan sorumlu tutulamaz.
Asıl borçlunun borcunu alacaklıya ödeyen kefil, ödediği parayı asıl borçludan nasıl geri alır?
TBK m. 596 uyarınca kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına "kanunen halef" olur. Kefil, alacaklının asıl borçluya karşı sahip olduğu tüm hakları ve rehin/teminatları kendi adına kullanarak asıl borçluya rücu edebilir.
Banka kredi sözleşmesinde "müteselsil borçlu" yazılmasıyla el yazısı ve eş rızası şartı aşılabilir mi?
Gerçek kişinin kredi borcunda doğrudan menfaati yoksa (asıl kredi kullanan değilse), TBK m. 603'ün emredici hükmü gereğince sözleşmede "müteselsil borçlu" veya "garantör" yazılmış olsa dahi TBK m. 583 ve m. 584'teki el yazısı ve eşin rızası kuralları aynen uygulanır.
Adi Kefalet, Müteselsil Kefalet ve Eşin Rızası İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
Emsal Yüksek Mahkeme Kararları
İlgili Hesaplama Araçları
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.