Mesaj yazın

Medeni, Borçlar ve Miras Hukuku · 6098 s. TBK m. 162-169

Müteselsil Borçluluk, Ortak Sorumluluk ve İç İlişkide Rücu Hakkı (TBK m. 162-169)

Birden çok borçludan her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olması (zincirleme sorumluluk) ve borcu ödeyenin diğer borçlulara rücu şartları.

Hukuki Terim / KurumMüteselsil Borçluluk, Ortak Sorumluluk ve İç İlişkide Rücu Hakkı (TBK m. 162-169)
Hukuk DalıMedeni, Borçlar ve Miras Hukuku
Yasal Dayanak6098 s. TBK m. 162-169

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162 uyarınca birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse veya kanunda öngörülen hallerde müteselsil (zincirleme) borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde (örneğin TBK m. 61 uyarınca aynı zarardan sorumlu olanlar veya 6102 sayılı TTK m. 7 uyarınca ticari işlerde birlikte borç altına girenler) söz konusu olur. TBK m. 163 hükmüne göre alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

Dış ilişkide müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkiden veya müteselsil borcun sebebinden ya da konusundan doğan def'i ve itirazları ileri sürebilir; ortak def'i ve itirazları ileri sürmezse diğerlerine karşı sorumlu olur (TBK m. 164). Borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz (TBK m. 165); ancak alacaklının borçlulardan birine karşı zamanaşımını kesmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser (TBK m. 155/1). Borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da alacaklıya karşı borçtan kurtarmış olur (TBK m. 166/1).

İç ilişkide rücu ve halefiyet mekanizması TBK m. 167 ve m. 168'de düzenlenmiştir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendi payından fazlasını ödeyen borçlu, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan payları oranında isteme (rücu) hakkına sahiptir ve bu oranda alacaklının haklarına (rehin ve güvencelere) halef olur (TBK m. 167-168). Borçlulardan birinden alınamayan miktarı ise diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdür.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Müteselsil borçluluk açık irade beyanıyla veya kanun hükmüyle (TBK m. 61, TTK m. 7 vb.) doğar; adi işlerde asıl kural kısmi borçluluktur (TBK m. 162).
  • Alacaklı borcun tamamını dilediği borçludan veya hepsinden aynı anda talep ve takip edebilir; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulur (TBK m. 163).
  • Borçlulardan biri ortak def'i ve itirazları (örneğin borcun geçersizliğini) alacaklıya karşı ileri sürmekle yükümlüdür; aksi halde iç ilişkide sorumlu olur (TBK m. 164/2).
  • İç ilişkide aksi kararlaştırılmamışsa paylar eşittir; kendi payından fazlasını ödeyen borçlu bu fazlalık oranında alacaklının haklarına halef olur (TBK m. 167-168).
  • Müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımı, diğer müteselsil borçlulara karşı da kesilmiş sayılır (TBK m. 155/1).

Müteselsil Borçluluk, Ortak Sorumluluk ve İç İlişkide Rücu Hakkı (TBK m. 162-169) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ticari bir sözleşmede birden fazla kişi birlikte borç altına girerse müteselsil sorumluluk için ayrıca kayıt gerekir mi?

Hayır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 7 uyarınca iki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerlerse, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar (teselsül karinesi).

Alacaklının müteselsil borçlulardan birini ibra etmesi (borçtan kurtarması) diğer borçluları da kurtarır mı?

TBK m. 166/2 uyarınca borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın (örneğin ibra yoluyla) borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde (genellikle ibra edilen borçlunun iç ilişkideki payı oranında) yararlanabilirler.

Haksız fiilde müteselsil sorumlu olanlardan birinin diğerine açacağı rücu davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

TBK m. 73 uyarınca rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın